Gümüşköy’de ölüm kol geziyor

Kütahya Gümüşöy İzleme Platformu, Eti Gümüş AŞ tesislerinde 07 Mayıs 2011 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın (SES) Dulkadir köyünden aldığı numunelerin analiz sonuçlarını açıkladı. Analizlerde normalin çok üzerinde arsen (arsenik), kadmiyum, atimoan ve siyanür ortaya çıktı.

Platform, yaptığı yazılı açıklamada komuoyunun da yakından izlediği siyanür atık barajlarından ikisinin duvarlarının çekmesi sonucu yaşanan çevre felaketi sonucu oluşan tehlikenin sürdüğüne dikkat çekerek,  “Siyanür zehirlenmesiyle ilgili olgular, hayvan ölümleri ve yapılan içme suyu analizlerinin sonuçları kaygımızı arttırmaktadır” dedi.

Platform açıklamasında, konu ile ilgili başta Kütahya Valiliği olmak üzere kamu kurumları tarafından açıklama yapılmadığının, zehirlenenlerin bile hastalıkları ile ilgili ayrıntıları öğrenemediği öne sürülerek, “Ortada büyük bir ihmal varken hiçbir tedbirin alınmaması düşündürücüdür. Konu ile ilgili defalarca uyarılarda bulunulmasına rağmen tesisin kapatılması bir yana faaliyetlerine tekrar başlamış olması ihmalin ve çarpık anlayışın boyutlarını ortaya çıkarmaktadır” dendi.

Binlerce kat yüksek siyanür

Açıklamada, SES’in Dulkadir Köyü’nden alınan su numunelerinin yasal sınırların kat be kat üstünde çıktığna dikkat çekilerek, şöyle dendi: “İzmir Refik saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü Müdürlüğü tarafından yapılan 14 Haziran 2011 tarihinde alınan su numunesi analizinde siyanür, arsenik, kadmiyuım, antimoan yüksek bulunmuştur. Yapılan analizlerde, su numunelerinde arsenik litrede  518.8 mikrogram  çıkmıştır. Mevzuat limiti ise litrede 10.0 mikrogramdır ve 52 kat yüksek çıkmıştır. Antimon litrede 71 mikrogram çıkmış, mevzuat limiti  ise 5.0 mikrogram/L’dir 14 kat yüksektir. Kadmiyum ise litrede 79 mikrogram çıkmış, mevzuat limiti 5.0 mikrogram/L’den 16 kat yüksektir. Siyanür ise litrede 44 bin 240 mikrogram çıkmış, mevzuat limiti 50.0 mikrogram/L’dir. Uluslararası kabul gören limit ise litrede 22.0 mikrogramdır ve Dulkadir’de bu oran binlerce kat yüksektir. Kütahya Valiliği aynı tarihte yapılmış tetkik sonucunu kendi web sayfasında yayımladı. Valiliğe göre Dulkadir köyündeki siyanür seviyesi 13 Haziran 2011 tarihinde 0,60 fazladır. Ancak bu fazlalık, yüz kat mı, binlerce mi, bilinmemektedir. Suda bu düzeyde siyanür ve ağır metal bulunması tüm canlı hayatını hem kısa hem yıllarla ifade edilecek şekilde uzun sürede tehdit eden bir durum oluşturmaktadır.”

Platfıormdan yapılan açıklamada, Kütahya Valiliği’nin  ise 14-15-16 Haziran tarihlerindeki analiz sonuçlarını gizleyerek kamuoyunu yanılttığı iddia edilerek, “Böyle bir durumda Sağlık Bakanlığı tarafından hastaneye kaldırılan vatandaşlarda siyanür zehirlenmesi olmadığının iddia edilmesi, yaşanan felaketle ilgili kaygılarımızı arttırmaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın konu ile ilgili kanıta dayalı açıklamalar yapması gerekmektedir” dendi.

Açıklamada, Kütahya Gümüşköy’deki Eti Gümüş AŞ’ye atin gümüş madeni işletmesinin derhal kapatılması istenerek, yapılması gerekenler şöyle sıralandı:

  • “Atık havuzları ile ilgili olarak devlet tarafından ıslah çalışmalarına başlanmalı ve tüm ıslah çalışması maliyetleri firma tarafından karşılanmalıdır.
  • Tesiste çalışanların tüm yasal hakları firma tarafından ödenmeli ve çalışanlar devlet tarafından başka bir işe yerleştirilmelidirler.
  • Suları, toprakları ve hayvanları zehirlenen yöre halkının tüm mağduriyetleri devlet tarafından karşılanmalıdır.
  • Dulkadir başta olmak üzere çevre köylerde yaşayan insanların ve canlı yaşamı etkilenimi ve sağlık etkileri araştırılmalıdır.”

Açıklamada ayrıca, Sağlık Bakanı’nın, Kütahya İl Sağlık Müdürü’nün, Çevre ve Orman Bakanı’nın ve Kütahya Valisi’nin bu sorumsuz davranışlarıyla ETİ Gümüş AŞ’nin çevreyi kirletme suçuna ortak olduğu öne sürülere, “Sorumlu kamu yöneticileri, göz göre göre halk sağlığını tehlikeye atmakta ve işletmeci firmanın çıkarını korumak adına yöre yurttaşlarının sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını yok saymaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun 181., 182., 60., 109. maddelerine göre maden işletmesine savcılık tarafından el konularak, izin ve ruhsatlarının iptal edilmesi gerekmektedir. Kütahya Gümüşköy İzleme Platformu Cumhuriyet Savcılarını derhal harekete geçmeye çağırıyoruz. Türkiye’de siyanürlü yöntemle altın madenciliğine son verilmesi için kaç canlının yaşamını yitirmesi beklenmektedir” diye soruldu.

Öte yandan Sağlık Bakanlığı, Kütahya’da siyanür zehirlenmesine ait bulguya rastlanmayan yedi kişinin taburcu edilmesinin ardından tekrar hastaneye yatırıldığına ilişkin haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Sağlık Bakanlığı’ndan, bazı haber sitelerinde ve görsel yayın organlarında yer alan Kütahya ili Tavşanlı ilçesine bağlı Dulkadir köyünde siyanür zehirlenmesi şüphesiyle Kütahya Devlet Hastanesi’ne sevk edilen yedi vatandaşın taburcu edildikten sonra yeniden hastaneye kaldırıldığına ilişkin haberler üzerine bir açıklama yapıldı.

Açıklamada, “Dün yedi vatandaşın yapılan kan ve idrar tahlillerinde siyanür zehirlenmesine ait herhangi bir bulguya rastlanmamıştır ve bu sonuçlar üzerine müşahede altında tutulan vatandaşların taburcu edilmiştir” dendi. Açıklamada ayrıca, “Bu tarihten sonra yedi vatandaşımızın sağlık kuruluşlarına tekrar başvurmaları ve hastaneye yatırılmaları söz konusu değildir. Dolayısıyla ‘Yedi kişi tekrar hastanede’ başlıklı haber gerçeği yansıtmamaktadır” dendi.

Açıklamada, siyanürlü sudan etkilenerek hastaneye başvurduğu belirtilen sekizinci kişinin de yapılan muayene ve tetkiklerinde zehirlenme belirtilerine rastlanmadığı belirtildi.

Kütahya Valiliği, Dulkadir köyünde içme sularından etkilenerek rahatsızlanıp tedavi altına alınan 8 kişiye yapılan tahlillerde siyanür bulgusuna rastlanmadığını bildirdi.

Kütahya Valiliği ise yaptığı yazılı açıklamada, Aliköy beldesi, Dulkadir köyü, Karaağaç köyü, Gümüş köyü, Kızılcakaya köyü, Köprüören köyü, Yoncalı Mahallesi’ndeki tüm içme ve kullanma sularından her gün İl Sağlık Müdürlüğü’nce, ayrıca yüzeysel sulardan da aynı bölge içerisinde numunelerin alındığı, sonuçların Tarım İl Müdürlüğü tarafından değerlendirildiğini, mevcut mevzuatlar yönünden insan, hayvan sağlığı ve bu bölgede yetişen her türlü tarım ürünlerini kesinlikle olumsuz etkileyecek kirletici bir unsura rastlanmadığını açıklandı.

Valilik açıklamasında şöyle dendi:  “13 Haziran 2011 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğümüzün her gün aldığı izlem numuneleri neticesinde, Dulkadir köyünün şebeke suyunda siyanürden meydana gelen su kirliliği ile çevre kirliliği olayında da yukarıda belirtilen üç müdürlüğümüz müştereken hareket etmiş, gerek köy kanalizasyon atığı ve gerekse burada bulunan yüzeysel sular, oluşturulan suni bir havuzda toplanmış, toplanan bu sular anında vidanjörlerle tesisin atık havuzlarına nakledilmiş, doğaya karışması önlenmiştir.

Köy ana deposundaki ve köy içme suyu şebekesindeki sularda yine vidanjörlerle alınmış, ana depoda, şebekedeki bütün sular tesisin atık havuzlarına nakledilmiş, köy ana deposu ve şebeke tesisatı da sökülerek enkazı Eti Gümüş’e ait atık havuzlarına atılmıştır. Bu olay neticesinde Dulkadir köyünde kendisini rahatsız hisseden sekiz vatandaşımız Evliya Çelebi Devlet Hastanesi’nde gözlem altına alınmıştır. Hastalarımızın kan ve idrar analizlerinde siyanür zehirlenmesi ile ilgili bulguya rastlanmadığı için taburcu edilmişlerdir.

Yukarıda açıklanan bütün bu tedbirler sonucunda yöre halkımızın, tüm vatandaşlarımızın gerek içme sularını, gerekse hayvansal ve bitkisel ürünleri gönül rahatlığıyla tüketmeleri konusunda emin olmaları hususu tüm kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: