ABD nükleer santralları sızdırıyor

ABD’de elektrik üreten nükleer santralların yaklaşık dörtte üçünün yere gömülü boru sistemlerinin aşırı aşınması nedeni ile radyoaktif trityum sızdırdığı belirlendi. ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu’nun (Nuclear Regulatory Commission-NRC) kayıtlarına göre 68 nükleer santral sahasının 48’inde hidrojen elementinin radyoakatif izotopu olan trityumun sızdığı saptandı.

Amerikan AP Haber Ajansı’nın haberine göre, federal yetkililerin ülke çapında reaktörlerin işletim lisanslarını ara vermeden uzattığı bugünlerde sızmaların boyutları ve sayıları da giderek arttığı belirtiliyor.  AP haberinde, 65 nükleer santral sahasının en az 48’inde söz konusu sızmaların saptandığı, NRC’nin yaşlanan tesislerin güvenliğini araştırmak amacı ile yaptığı çalışmalarda ortaya çıkmış durumda. AB’de bugün 104 nükleer reaktör işletmede. Sızmaların en az 37’sinin federal içmesuyu standartlarının üzerine çıkan değerlere ulaştığı ve kimi zaman limitlerin yüzlerce katına çıktığı da açıklandı. Çoğu sızmaların nükleer santral tesislerinin kurulu olduğu alanlarda saptanmasına karşın, bir bölümünün de bunların dışına taştığı da kaydedildi. Ancak, şimdiye dek halkın içme ve kullanma suyuna radyasyonun bulaştığı bilinmiyor.

AP haberinde yer alan nükleer tehlike, ABD’deki çevrecilerin uzun süredir öne sürdüğü kaygıları doğrularken, santralların güvenliği konusunda daha ciddi önlemler alınması yolundaki baskıları da arttırması bekleniyor.

NRC kayıtlarına göre trityum sızıntısının saptandığı nükleer santral bölgeleri ve belerlemeler şöyle:

– NRC kayıtlarına göre, Illinois eyaletinde iki Minesota’daki bir santral sahasında trityum evlerin yanındaki su kuyalırına bulaşmış durumda ama radyasyon seviyesi içme suyu standartlarını üzerinde değil.

– New Jersey’deki dört santral sahasından yeraltı suyu akiferlerine trityum bulaşmış durumda ve Barnegat körfezinden Atlantik Okyanusu’na boşalıyor.

AP haberi öncesinde, on yıllar boyunca zayıflatılmış güvenlik standartları yönetmelikleri ile işletilen ticari nükleer reaktörlerin bunda önemli bir rolü olduğu öne sürülüyor.

Öte yandan, ABD Ulusal Bilimler Akademisi’ne göre, herhangi bir radyoaktivitenin derecesinin kanser riskini ne kadar arttırdığı bilinmiyor ama federal yönetmeliklerde içme sularında trityum limiti yok. Federal yetkililere göre, trityum sızıntısının derecesi sağlığı tehdit etmiyor ama bazı sızıntıların yeraltı sularında nasıl bir yolculuğa çıktığı bilinmiyor.

Trityum toprakta hızlı hareket ediyor ve aynı zamanda sık sık daha güçlü radyoaktif izotopların yayılmasını tetikliyor. Örneğin, Omaha yakınlarındaki Fort Calhoun Nükleer Santralı’nın bir ünitisinde 2007 yılında radyoaktif sezyum 137 trityum ile lirkte dönüştü.  İki yıl önce de New York kentinin 25 mil kuzeyindeki Indian Point Nükleer Tesisi’nde stronsiyum 90 trityum ile birlikte saptandı.

Trityum sızıntısının sağlık üzerindeki en önemli riskinin içme suyunda bulaşması olarak görülüyor. ABD Çerve Koruma Ajansı (Environmental Protection Agency-EPA) verilerine göre trityumun içme suyunda litrede 20 bin pikoküriden fazla olmaması gerekiyor.  Ajansa göre,  içme suyuna bu miktarın üzerinde trityum bulaşması durumda 1 milyon 400 bin insanda kanser artışı yaşanabilir.

Nukleer Enerji Enstitüsü Nükleer Endüstri Bölümü Şefi Tony Pietrangelo, bu durumun önemli bir halk sağlığı meselesi olduğuna dikkat çekerek, “Halk sağlığı ve güvenliğinde etkenler sıfır olmalı” dedi.

Kaynak: Common Derams

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: