Gördes Nikel Kobalt İşletmesi’nin tehditi altında

TAHİR ÖNGÜR

Jeoloji Yüksek Mühendisi

Gördes-Sındırgı-Akhisar sınırında, açık havada dev bir kimya işletmeciliği, kimyasal yollarla bir cevher zenginleştirme tesisi kurulacak. Zorlu şirketler grubunun madencilik şirketi META kuracak bunu ve yapılacak şey sıradan bir madencilik değil. 19 ruhsat alanında açık ocak madencilik üretimi ve üretilecek olan cevherin işlenmesi yapılacak.

Gördes Ni-Co İşletmesi de, bir Yeni (Vahşi) Madencilik Örneği olacak.

Burada da, yalnızca yüzde 1,28 nikel (Ni) ve yüzde 0,03 kobalt (Co) içeren cevher işletilecek. 25 yıllık işletme sürecinde 31,3 milyon ton (Mt) cevher kazılıp taşınıp işlenecek ve yalnızca 250 bin ton metal Ni ve 20 bin ton da Co tuzu elde edilecek. Yani, 25 yıl işletme süresince, 31,29 Mt cevher ve 37,4 Mt ekonomik olmayan kaya (pasa) ile 6,25 Mt kireçtaşı kazılacak. Toplam 74,94 Mt kazı yapılacak ve bunun 0,27 Mt’u yurtdışına gidecek (kullanılacak kimyasallardan artanlar bir yana), 74,77 Mt’nu kazılıp ufalanarak bir yanda biriktirilmiş ya da öğütülüp kimyasal maddelerle işlemden geçirilip atık barajında depolanmış olarak geride bırakılacak. Doğadan çıkarılan gerecin yalnızca yüzde 0,36’sı işe yarayacak; yüzde 99,64’ü ise doğaya zarar verecek şekilde ve yerlerinden edilerek geride bırakılacak.

Tesis, 200 kilometrekarelik bir alana dağılmış, 3834 hektar (39 kilometrakareye yakın) bir alanda yerleşecek. Aralarda kalan parçalanmış 161 kilometrekarelik alanda ne kurtulur bir yana; ama, bu 3834 hektar alana doğrudan doğruya müdahale edilecek, kazı ve dolgu yapılacak, bunun için bitkisel toprak kaldırılacak, ağaç kesilecek ve  buraları yaşamdan arındırılacak.”  Çeşitli yollarla olacak bu.

Proje alanının yüzde 35’i orman, yüzde 49’u kuru tarım, yüzde 7’si mera ve kalanı fundalık ve yerleşim. Hayvancılık önemli, arıcılık ta var.

Sahada 11 endemik bitki varmış; ama başka yerlerde de bulunuyormuş. “Üzülmeye gerek yok” diyorlar onaylanan ÇED Rapor’larında. Toplam 43 tür omurgalı ve 83 tür omurgasız belirlenmiş. Bunlar da, başka yerlerde de varmış ve oralara kaçabilirlermiş.

Bozalan ve Eskiciler Mahalleleri de faaliyet sırasında yerleşim yeri olmaktan çıkacakmış. Göçecekler yani. İsteyen arazisini satmasın! Kamulaştırılır nasıl olsa.

Daha inşaat aşamasında bile 4.017.677 metreküp kaya kazılıp 5.093.813 metreküp dolgu yapılacak. Öncelikle, sahadan toplam 464.607 metreküp değerli bitkisel toprak sıyrılacak. Bir yerlerde depolanıp 25 yıl sonra ya da arada azar azar kullanmaya söz veriyorlar. Toprak döküm alanları da 38 hektar (0,4 kilometrakare) yer kaplayacak.

Bu işletmede toplam 20 ayrı açık ocaktan kazılan kaya, toplamı 70 kilometrelik yoldan tesise taşınacak. Köy yolu, kadastral yol ve orman yollarının dışında 15 kilometre yeni yol yapılacak. Akhisar-Gördes karayoluna da 4 kilometrelik yeni bir yolla bağlanılacak. Bu yollar, ya ağaçlar kesilip toprak örtüsü kazınıp yeni yapılacak ya da eskileri genişletilecek. Buralarda sürekli ağır taşıtlar çalışacak. Ağır trafik yükünden sürekli toz kalkacak ve çevrede dokunulmamış kalan yerleşim, orman ve tarım alanlarını olumsuz etkileyecek. Yaklaşık 200 km2’lik alan 25 yıl boyunca bir toz kaynağı olacak. Bu kaçınılmaz.

Toplam 20 açık ocak, 200 kilometrekarelik bir alana yayılı. Böylesi az görülmüş bir durum. Çok geniş bir alanda kazı faaliyeti olacak. Bunun toplam 851 hektarı (8,5 kilometrekare) açık ocaklardan oluşacak. Kireçtaşı ocağı da 155 hektar yerde çalışacak. Bu kazı alanlarının derinlikleri 60-70 metreye varacak. Bu kazı çukurlarının şev açısı 35-37° seçilmiş. Açık durması durumunda, bu killi gerecin, hele yağışlı dönemlerde bu açı ile nasıl duraylı kalacağı, heyelanlanıp kaymayacağını anlamak ta zor. Büyük olasılıkla birkaç heyelan yaşandıktan sonra şev açıları biraz daha yatıklaştırılacak ve bu yüzden öngörülenden daha çok kaya kazısı yapılacak, daha geniş alanlar etkilenecek bu kazıdan.

Yılda ortalama 1,25 Mt ıslak (25 yılda toplam 31,29 Mt) cevher çıkarılacak.

Kazıyla çıkarılan gerecin, (şimdiki öngörüye göre) 74,94 Mt gerecin 37,54 Mt’u zenginleştirme için zenginleştirme tesisine taşınacak ama, 37,4 Mt ekonomik olmayan kaya (pasa) da sekiz açık ocak sektöründeki 20 açık ocak için 17 pasa sahasında biriktirilecek. Toplam 197,08 hektar (yaklaşık 2 kilometrakare) döküm alanı oluşacak. Yılda ortalama 1,5 Mt (toplam 37,34 milyon metreküp) pasa oluşacak. İlk beş yıl yalnızca bu döküm sahalarında biriktirilen kazı artıkları, izleyen yıllarda işi biten açık ocak çukurlarına dökülecek. İş bittiğinde 9,5 Mt kazı artığı pasa döküm alanlarında kalacak, 197 hektar alan da bu yolla telef edilecek.

ÇED Raporu’na göre madencilik tarım alanlarında olacak. Bunun dışında, zenginleştirme tesisinin mera, orman ve makilikte; Gölet’in, tarım alanı, orman ve fundalıkta; Kil Ocağı’nın merada; ve ADT’nin de, ormanda yapılacak olduğu anlaşılıyor.

Şimdilik verilen sayılara göre, açık ocaklar ve kireçtaşı ocağında 95.519; pasa döküm alanlarında da 24.762 olmak üzere; toplam 120.281 ağaç kesilecek. ADT için 2225, Çiçekli II Göleti için de 3263 ağaç kesilecek. Buna göre, kesilecek ağaç toplamı (şimdilik) 125.769. Yol yapımları ve maden  sahalarından söz bile edilmiyor.

Tesis, yani kimyasal zenginleştirme birimleri, kimyasal madde depolama yapıları, idari yapılar, vb de 118,16 ha (yaklaşık 1,2 km2) alanı kaplayacak. Tesis’te ocaklardan gelecek olan cevher yüksek basınç ve sıcaklıkta kapalı tanklarda sülfürik asit ile yıkamayla çalışılacak.

İşlemler, son işlem sıcaklığı olan 250-270°C sıcaklık ve 4-5 MPa basınçta yürütülecek. Bulamaç asitli ve korozif olduğu için de otoklavın iç yüzü titanyum kaplı. Buradaki liç süresi 1 saat solacak. 4-8 bölümlü, 4-5 m çaplı, 25-30 m uzunluklu ve 550-600 m3 hacimli olan bu otoklavın dayanıklılığı, güvenliği anılan basınç, sıcaklık ve asit kapsamından ötürü son derece önemli. Herhangi bir kaza durumunda çalışanlar ve geniş bir çevrede oluşabilecek etkiler düşündürücü. Yüksek basınçta kapalı tank liçi yöntemi seçilmiş. Çünkü, Ni-Co kazanımı %95 dolayında, yani yüksek; liç süresi de çok kısa. 1 ton cevher için 350 kg, yılda toplam 350.000 ton, işletme süresince yaklaşık 11 Mt sülfürikasit  (H2SO4) tüketilecek. Bunun dışında, 2 bin 300 ton/yıl amonyak, 20 ton/yıl borikasit, 57.500 ton/yıl sönmüş kireç ve başka kimyasallarla 264 bin ton/yıl kireçtaşı tüketilecek.

Felaketler kapıda!

25 yılda toplam 11 Mt sülfürikasit tüketilecek. Cevherin tonu başına 0,35 ton asit kullanılacak. Bir yılda tüketilecek 350 bin ton H2SO4 dışarıdan getirilecek ve üç adet 10 bin ton kapasiteli siloda depolanacak. Onca asit Bandırma ya da Aliağa’dan günde 25 adet 20 ton’luk tankerle taşınacak! 25 yıl boyunca her gün, gece gündüz, otomobillerin, kamyonların, yayaların arasından, yerleşim yerlerinden, okulların camilerin Belediyelerin önlerinden asit dolu 25 tanker geçecek. Bunları, insanlar sürecek. O tankerlerin bakım ve hazırlığını insanlar yapacak. Elbette, kaza olacak. Tehlike o kadar büyük ki, asit taşıma yolunun bazı kesimlerindeki ağır taşıt trafiği %52’ye kadar artacak! Felaket(ler) kapıda.

Cevherin kimyasal analiz sonuçları ortada yok. Farklı ocaklardan gelecek cevherin hangi ağır metalleri ne kadar içerdiğini bilmek olanaksız. Yine ortalama bir cevher bileşimi de bilinmiyor. Ama ÇED Rapor’unun satır aralarından anlaşıldığı kadarıyla kimi yerde S (kükürt) var ve belki de kısmen AKD oluşabilir; kimi yerde arsenik yüksek; örneklenen yeraltı sularında da, F, Zn, Ni ve Cr yüksekçe imiş. Yeraltısuyundaki As hep sınırlara yakın;. Kurşun, Krom, Manganez de yer yer yüksek. Ama, daha önce yapılmış bir araştırmaya göre Gördes lateritinden alınan temsil edici örneklerde %0,68 As (arsenik), yüzde 1,99 Cr2O3 (krom), yüzde 0,59 MnO (manganez),  yüzde 5,83 Al2O3 (Alüminyum), yüzde 0,13 Ti (titanyum), az miktarda bakır ve çinko ve yüzde 0,43 te S (kükürt) var. Üstelik, sülfürik asit ile yıkanan nikelin yüzde 93’ü, demirin yüzde 81’i, kobaltın yüzde 75’i, arseniğin yüzde 60’ı ve kromun da ancak yüzde 40’ı kazanılabiliyor.

Aradaki fark; 1.5 milyon kat!

Ne demeli? Gördes’teki cevherde bu ağır metaller var mı, yok mu? Ayrıca, nasıl oluyor sa atıkta As yok. Proses atıkları Avustralya’da analiz edilmiş! Henüz işletme yok, proses yok. 20 farklı bileşimli ocaktan yalnızca birinde deneme üretimi yapılıyor. Pilot tesis te yok. Nereden sağlanmış bu analiz edilen örnekler? Belli ki, hazırlanmış! Oldukça da iyi hazırlamışlar.  Atık tehlikesiz bile değil, inert çıkmış? Yine eski bir araştırmaya göre cevherde yüzde 0,658 ( 6,58 g/l, 6580 mg/l, milyonda 6580 (ppm)) bulunan ve asitle işlemde %60’ı liç sıvısına ve %40’ı katı atığa ayrılan arsenik, Avustralya’daki analizlere göre 0,004 mg/l bulunmuş. ARADAKİ FARK 1.500.000 KAT!!!

Bu önemli. Çünkü, biliniyor ki en çok çeşit kanser yapan, en yaygın ve lateritlerle ve demir oksit ve hidroksitleriyle birlikte davranan bir metalsi, arsenik-As. Yine biliniyor ki, İzmir’in içme suyu kaynakları arasında, yalnızca bu dağların eteklerindeki alüvyonlardan çekilen suda sağlığa zararlı miktarlarda As bulundu ve bunun arıtılması için önemli tesisler kuruldu. Bu açıdan arseniğin davranışı önemli.

İşletmeden çıkan kimyasal işlem görmüş olan atıklar bir atık barajında (ADT) biriktirilecek. Burada 3 kilometre uzaktaki tesisten çıkan öğütülmüş ve kimyasal işlemden geçirilmiş olan %35’i katı ve %65’i sıvı olacağı öngörülen atık depolanacak. ADT dört aşamada yapılacak. Yani, önce baraj gövdesi belli bir yüksekliğe kadar yapılacak. Dolunca biraz daha, dolunca biraz daha ve sonunda biraz daha yükseltilecek. Gözünüzde canlandıramadı iseniz, Kütahya Gümüşköy işletmesinin barajını anımsayın. Aynı oradaki gibi olacak. Dünyadaki maden atık barajlarında sayısız sorun yaşandı, sayısız kaza oldu. Bu sorunların en çok yaşandığı yapılar da zaman içinde aşamalı yapılanlar. Çünkü, her bir kattaki gereç, alttakilerden farklı fiziksel ve geoteknik özelliklere sahip oluyor. Birlikte davranmalarında uyumsuzluklar yaşanıyor.

ADT için, dört aşamada toplam 4.918.917 metreküp dolgu ile sonunda 50 m’yi aşacak yükseklikli bir sedde yapılıp; arkasında, 25 milyon metreküp hacimli ve 79 hektar yüzey alanlı bir rezervuar oluşturulacak.

Barajda her aşamada 1 metrelik hava payı kalacak, seddeden en çok 1 metre aşağıya kadar dolum yapılacak. Bu aralık, 100 yıl 24 saatlik taşkın debisine bile yetecekmiş!!! Sorun yalnızca durgun ortamda barajın taşkın suyuyla ne kadar dolacağı değil. Atık barajlarında en sık karşılaşılan sorun deprem sırasında atığın sıvılaşıp seddeyi aşması ve bu sırada onu aşındırıp, yıkıp bütün atığın vadi aşağı boşalması. Böyle çok sayıda örnek var. Öylesi bir durumda 1 metre değil, birçok metrelik hava payı bırakmak zorunlu.

Atık barajının deprem değerlendirmesinde depolanacak gerecin sıvılaşma analizi yok. Risklerin böyle yüksek öngörüldüğü bir yerde atık dolu bir baraj yapacaksınız ve bu atığın sıvılaşmasını tartışmayacaksınız. Bu kabul edilemez.

Deprem yükleri altında duraylılık değerlendirmesine göre, 1. Aşamada Gs=1,469 olan güvenlik katsayısı; 3. Aşamada, kireçtaşından topuk ağırlığı yapılmasına karşın Gs=1,110’a düşüyor. Belli ki, baraj yükseldikçe güvenliği azalacak. Baraj yükseldikçe deprem durumunda göçme riski çok yüksek ve yapı çok güvensiz olacak. Atık barajı işletme ömrü boyunca ve özellikle de sonrasında vadi aşağı alanlara sürekli bir tehdit oluşturacak.

Tesiste 25 megavat elektrik tüketimi gerekecek. Bu enerji TEİAŞ’ın yapacağı 154 kVa hat ile  gelecek. Bu hattın da tesis alanı dışında yaygın bir etkisi olacağı açık ve bunun tartışma alanı dışında kalması olumsuz.

Tesiste buhar elde etmek üzere yılda 70 bin ton kömür yakılacak. Tesis’te tüketilecek 70 bin ton/yıl kömürden ne kadar curuf kalacağı belli değil. Soma kömürü kullanılsa bile yılda 700 ton kadar CO2 salınacak havaya. İşletme süresince 1 milyon 750 bin ton kömür tüketilecek ve bundan geriye en az 200 bin ton dolayında kül ve curuf kalacak. Nerede saklanacak? O da belli değil.

Kömür yakılan ısı santralının bacası 20 metre yükseklikli olacak ve buradan gaz çıkış hızı 4 m/sn olacak. Belli ki bacadan çıkacak olan her ne ise, yakın çevreye yayılsın istenmemiş. Üstelik, hangi gazın çıkacağının da üzerinde durulmamış. Yalnızca baca çıkışına sürekli SO2 ölçü aygıtı konacağından söz edilmiş.

Bir yandan da tesiste yılda 1.785.000 litre motorin tüketilecek. Bu yakıldığında da bir şeyler çıkacak. İşletme donanımlarının egzoslarından NO2, CO, HC, SO2, PM10 ve PM’deki kurşun ile ısı santralından CO, SOx ve NOx emisyonlarının oluşması bekleniyor. Hesaplanan SOx (227,74 kg/sa) ve NOx (131,85 kg/sa) emisyonları SKHKKY de verilen sınır değerleri aşıyor.

Kireçtaşının önemli bir bölümü karbon ve oksijenden oluşuyor. Asidik ortamda, pH düştüğünde kireçtaşı parçalanıyor; asit sülfürik asit ise ise kalsiyum jips oluşturarak çökerken havaya da CO2 salınıyor. META’nın tesisinde kullanılacak olan 264 bin ton/yıl kireçtaşından da yılda 116 bin ton CO2 çıkacak ve atmosfere salınacak.

Tesiste sürekli olarak 59 lt/sn yeni su kullanılacak. Buna göre tesiste yılda 1,5 milyon metreküp su gerekecek ve bu su Çiçekli II Göleti’nden gelecek. İşletmeye su sağlamak üzere Karahasan deresi üzerinde yapılacak Çiçekli II Göleti ve bunun malzeme ocakları da 151 hektar (1,5 km2) alanı kaplayacak. 1-10 litre/sn suyla beslenen göletten nasıl olup ta 50 litre/sn su çekilecek?

DSİ, Karahasan deresi üzerinde sulama amacıyla planladığı Çiçekli I Göleti’nden vaz geçmiş ve META’ya uymuş! Göletin adı bunun için Çiçekli II, Çiçekli I değil. Kapasitesi 3 milyon metreküp olacak. Çiftçiler de bunu sulamada kullanabilecekmiş. Bunun gereğini de DSİ’ne bırakmışlar.

Buraya prosesten 127 litre/sn su gelecek ve ADT’den sisteme 86 litre/sn geri çekileceği öngörülüyor. Aradaki fark ta, Çiçekli II göletinden gelecek. Hesap biraz karışık. ADT’ndeki atıktan umulduğu kadar su çekilemezse (ki bu olasılık yüksek) Çiçekli II Göleti yalnız META’ya çalışacak ve büyük olasılıkla uzun süre Sındırgı köyleri sulama suyu bekleyecek.

Yüzey ve yer altı sularının kirlenmesi çok geniş alanları etkileyebilir görünüyor. Örneğin Akhisar Ovası’ndaki İZSU kuyuları bu dağlardaki kireçtaşlarından beslenen suyu çekiyor ve arsenik açısından sorunlu. META’nın madencilik ve cevher zenginleştirme faaliyetlerinin sonunda, bolluğu ve çözünebilirliği kuşkusuz olan bazı ağır metaller ve arseniğin özellikle de kireçtaşı Akiferleri yoluyla geniş bir çevreye yayılması çok olası. Buna, havaya yayılan tozların çökeldiği yerlerde yıkanarak yeraltısuyuna karışacak olan kirleticiler de eklenmeli.

Üstelik, proje alanı DSİ II. İzmir İçme Suyu Projesi kapsamında projeksiyon aşamasında bulunan Sinandere Regülatörü koruma alanında; Atık Depolama Tesisi de Başlamış Barajı’nın uzun mesafeli koruma alanında yer alıyor. Proje Tesis Alanı’nın güneyi ve 1 ve 2 no.lu açık ocak sahaları da projeksiyon aşamasında bulunan Çağlayan Barajı uzun mesafeli koruma alanında. Kuzey kesim Sındırgı Çaygören Barajı drenaj havzasının, güney kesim de Gördes Çayı’nın drenaj havzasının içinde.

Yani, işletme faaliyetleri sırasında ocaklar, taşıma ve depolama yerleri ile öğütme tesisinden yayılacak tozların yayıldığı yerlerde yağışlarla yüzey ve yeraltısularına karışması; ADT’nden sızacak sularla yüzey ve yeraltısularına kimyasal atıkların ulaşması; kaza durumlarında çevreye yayılacak her türlü zehirli kimyasal ve doğadan serbestleştirilmiş ağır metal ve metalsilerin yüzey ve yeraltısularına erişmesi; vb yollarla doğacak kirlenme kuzeyde Sındırgı, güneyde ve batıda da Gediz havzası ve ovalarındaki yer altı ve yüzey sularının tehdit altında olduğu açıktır. Bu tehditin en önemli bileşeni de As, arsenik.

Deneme üretimi, 2012 yılının Mayıs-Haziran aylarında başlayacak. Bütün bu açık ve olası risklerin göze alınması, Gördes’lilerin buna razı olması için öne sürülen şeyler hiç te çekici değil. İdari-teknik yönetimde 30, mühendis ve teknik personel olarak 120, operatör usta ve teknisyen olarak 100, servis için de 50 olmak üzere işletmede toplam 300 kişi çalışacak. Uzmanların dışındakiler, Gördes ve yakın köylerden sağlanacak. Olsun olsun 100-120 kişi.

Bunun çok olmayacağının onlar da farkında ki, işletme başladıktan sonra dışarıdan gelenler için Gördes’te konut yapımı gerekecek diyorlar!

Bir de alış verişlerini hep aynı yerden değil, çok sayıda esnaftan yapıp daha çok kişiyi hoşnut etmeye çalışacaklarmış.

Değer mi?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: