Davalar bitmeden izin çıktı

İzmir’in içme suyu gereksinimini karşılayan Tahtalı Barajı havzası ve İzmir Büyükşehiri Belediyesi tarafından projelendirilen Çamlı Barajı yakınlarında kalan Efem Çukuru Altın Medeni’nin, “özel izinlerle” çalıştırıldığı ortaya çıktı.

Merkezi Kanada’da bulunan Eldorado Gold’un Türkiye’de tüm hisselerine sahip olduğu Tüprag Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’nin, “denetimli” olarak Efemçukuru’nda altın üretimi çalışmalarına başladığı öğrenildi. İzmir İl Özel İdaresi’nden 1 Haziran 2011 tarihinde izin alan şirketin, 1 yıl süreyle “deneme üretimi” adı altında çalışacağı kaldedildi. İzmir Valiliği’nce oluşturulan komisyon tarafından her ay denetlenecek şirkete, bir yılın sonunda gayri sıhhi müessese ruhsatı (GSM) verilmesi de bekleniyor. 

Bakanlar Kurulu’nun a“acele kamulaştırma” uygulamasıyla kamuoyu gündemine oturan Efemçukuru Altın madeni, İzmir’in içme suyunun önemli bölümünü karşılayan Tahtalı Barajı Havzası ve projelendirilen Çamlı Barajı’nın bitiminde yer alıyor. Acele kamulaştırma kararının yanı sıra, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından Tüprag şirketine verilen işletme ruhsatıyla Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından verilen “ÇED olumlu kararının iptali istemiyle açılan üç ayrı dava ise mahkemelerde sürüyor.

Sırada çalışma ve iştleme ruhsatı var

Ancak 31 Mayıs 2011 tarihinde “Tüprag’a izin vermedim” diyen İzmir İl Özel İdaresi’nden çalışmalara başlamak için hemen ertesi günü, yani 1 Haziran 2011 tarihinde “deneme izni” verdiği öğrenildi. AKP hükümeti, yeni çıkardığı Kanun Hükmünde Kararnameler ile madenlere çalışma ile işyeri açma ruhsatlarını verme yetkisini, belediyeler ve il genel meclislerinden alarak il özel idarelere vermişti.  Bunun üzerine İzmir Valiliği tarafından oluşturulan, içerisnde çevre, tarım il müdürlükleriyle il özel idaresi sağlık daire başkanlığına bağlı birimlerin olduğu komisyon her ay maden sahasına giderek inceleme yapacak. Deneme izninin bir yıllığına alındığı öğrenilirken geçen sürenin ardından çalışma ve işletme ruhsatlarının verileceği öne sürülüyor.

Nitekim Eldorado Gold’un CEO’su Paul N. Wright’ın şirkeni internet sitesinden yaptığı yazılı açıklamada,  Efemçukuru için gerekli izinlerin alındığını ve yılda 120 bin onsluk altın üretimi yapacaklarını belirtmişti. Wright gelecek süre içinde üretimi 150 bin onsa çıkarmayı hedeflediklerini de açıklamıştı.

Bu gelişmeler üzerine sert bir açıklama yapan Efemçukuru köylülerinin avukatı Arif Ali Cangı, İzmir İl Özel İdaresi- Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın 31 Mayıs 2011 tarihli yazısı ile “Efemçukuru Altın Madeni işletmesi adına düzenlenmiş bir ruhsat olmadığı” bildirilmiş olmasına karşın hemen ertesi günü 1 Haziran 2011 tarihinde deneme izni verdiği ortaya çıktığı söyledi. Cangı, İl Özel İdaresi İzmir’in sağlığını tehdit eden bir işletmeye, üstelik henüz yargılama süreçleri tamamlanmadan izin vermesinin yasalar aykırı olduğunu anımsattı.

Üç davanın halen sürdüğüne dikkat çeken Cangı,  Yani, Efemçukuru Altın madenine verilen izinlerin hukuksal denetimleri henüz sonuçlanmadı. Bu davalar sonucunda izinler iptal edilirse, işletme nedeniyle bölgede oluşan zarar nasıl giderilecek?” dedi.
‘Yeraltı ve yer üstü suları kirlenecek’
Efemçurumu maden sahasının,  İzmir kentinin içme suyunun yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan Tahtalı Barajı koruma alanı sınırında, yaklaşık 200 bin kişinin içme suyunu karşılamak için planlanan ve yapımı için Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlıkları sürdürülen Çamlı Barajı’na su sağlayacak derelerin mutlak koruma alanı içinde yer aldığını dikkat çeken Cangı, şunları söyledi: “Kentin arseniksiz tek su havzası olan bölge aynı zamanda orman alanları, ekolojik üzümleriyle, ‘İzmir’in damı’ olarak nitelendirilmektedir. Yani, Efemçukuru’nda yaşanacaklar İzmir kentini doğrudan etkileyecektir.İzmir için yaşamsal öneme sahip bu bölgede altın ve gümüş madeni işletilmek istenmektedir. Maden iletmesine yönelik yıllardır süren tartışmalar, davalar ve bilimsel çalışmalar sonucunda, ‘yörenin kayaç yapısı ve işletmede yapılacak zenginleştirme işlemi sonucunda maden işletmesinin ağır metal kirliliği yaratacağı, böylelikle bölgenin  yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını kirleneceği, yörenin bitki ve orman örtüsünün zarar göreceği, bölgede uygulanan ekolojik tarımın sona erdireceği, kısaca ekolojik ve toplumsal yıkıma yol açacağı kanıtlanmış durumdadır. “
Sonuçta, Efemçukuru’ndan çıkarılacak 27 ton altına karşılık İzmir’in geleceğinin yok olacağını öne süren Cangı, “Yöredeki kaya arsenikten zengin. Kazıldığında milyonlarca yıldır doğayla barışık yaşayan başta arsenik bütün ağır metaller hareketlenecek yeraltı ve yerüstü sularına karışacaktır. Ayrıca, kavurma (kalsinasyon) işlemi sırasında atmosfere salınacak gazlar asit yağmurlarıyla İzmir’e ve civarına yağacak, arsenik tuzlarını çözecek, sularımız arsenikli akacaktır. Yani tehlike çok  büyüktür” diye konuştu.
İzmir İl Özel İdaresi’nin tercihini kentin yaşamından, geleceğinden yana değil, altıncı şirketin çıkarlarından yana kullandığını iddia eden Efemçukuru köylülerinin avukatı Cangı, şöyle konuştu: “Şimdiden söylüyoruz; Efemçukuru’nda yaşanacak her tehlikeden, oluşacak her türlü kirlenmeden, bozulmadan, İzmir’i düşünmeden Altıncı Firmaya bütün izinleri veren, her türlü kolaylığı sağlayan, AKP Hükümeti ve İzmir Valisi M.Cahit Kıraç  ile kentin su kaynaklarını korumakla görevli olduğu halde basiretsiz davranan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu sorumlu olacaktır. 
Geliyorum diyen tehlikeye karşı tüm İzmirlilerin  duyarlı olması ve yaşamı koruma ve savunma mücadelesine katılması gerekmektedir.”
 
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: