Archive for Ağustos, 2011

28/08/2011

Ya, Munzur’un suyu ne olacak?

TAHİR ÖNGÜR

Jeoloji Y. Mühendisi

“doğdum…
dersim sandım kendimi
munzur beni emzirince…”

(bir internet forumuna 21 yaşında bir genç kızın katkısından)

Çemişgezek ilçesindeki “Yeniköy Höyüğü”nde, şimdi Keban Baraj gölü altında kalan Laluşağı Köyü yakınında bulunan ve “Gavur Höyük” adıyla bilinen höyükte yapılan kazılarda Roma ve Bizans devrine ait kalıntıların altında, Tunç Çağı’na ilişkin buluntuların yanında, işlenmiş bazı madenlere de rastlandığı belirtiliyor.

MÖ VI. ve III. bin yıllarda Yukarı Fırat boylarında Subarlar’ın yaşadığı ve Fırat adının bu kavim tarafından verildiği öne sürülüyor. Mezepotamya kökenli yazılı belgelere göre, Tunceli yöresinde MÖ 2200 yıllarında Doğu Anadolu’da yaşayanların Subarlar (Sabarrular) olduğu biliniyor. Daha sonra Hurriler olarak adlandırılan bu kavim, uygarlık alanında da Hititler’i etkilemiş. Subarlar’ın Hurriler’le aynı kökten geldiği ve yeryüzünde madeni ilk işleyen kavim olduğu biliniyor. Hatta, işlenen madenlerin Mezopotamya’ya ihraç edildiği anlaşılıyor.

read more »

Reklamlar
27/08/2011

Sözün bittiği yerdeyiz!

Suyun Ticarileşmesine Hayır Platformu, 12 Haziran seçimlerinden sonra ardı ardına çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname’lerin (KHK) ortak özelliğinin hükümetin talan politikalarına hızla girişeceğini gösterdiğini öne sürerek, “Koruma Kurulları’nı ortadan kaldıran 648 No’lu KHK ile doğal alanları sermayenin hizmetine açmanın yasal dayanağının oluşturulduğun dikkat çekti. Platformdan yapılan yazılı açıklamada, “Tabiatı ve Biyoçeşitliliği Koruma Yasası’na karşı oluşan onca tepkiye rağmen toplumsal muhalefet, hatta meclis by-pass edilerek aynı içerikte bir karar mecliste tartışılmaya gerek görmeden çıkarılıyor” dendi.

read more »

25/08/2011

Bakan Eker orfoz ve lagosu kurtardı ama lüfer hâlâ tehdit altında

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, orfoz ve lagos için avlanma boyutunu 45 santimetre olarak belirlendiğini açıkladı. Eker’in attığı imza ile orfoz ve lagos yok olmaktan kurtlud ama lüfer için avlanma boyutunu 20 santimetrede kısıtlaması tepkilere yol açtı. Greenpeace Akdeniz’den yapılan yazılı açıklamada, Eker’in orfoz ve lagosu kurtarmak için attığı adımı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, “Ancak, lüfer, kalkan ve diğer türler ise hâlâ kurtarılmayı bekliyor” dendi.

read more »

24/08/2011

‘Çevre, doğa ve ekolojisi tehdit altında’

NOYAN ÖZKAN

Avukat

AKP hükümetinin önce, 12 Eylül Referandumu  operasyonuyla yargı erkini eline geçirmesi  ve sonrasında Yüzde 50’lik seçim zaferiyle elinin güçlenmesi ile  ülkemiz  doğasının kısa dönemli rant projeleri  yoluyla yağmalanması süreci hızlanmıştır.

Hükümetin, özellikle   kıyı alanlarında , meralarda, ormanlarda, sulak alanlarda, doğal ve arkeolojik sit alanlarında dilediği gibi inşaat yapmasını önleyen  yasal mevzuatı tek elde toplayıp, bağımsız kurulları by-pass etme icraatı yoğunlaşarak artmaktadır.

Önce 6223 sayılı Yetki Kanunu, sonra 644 sayılı ve 648 sayılı KHK’lerle Çevre ve Orman Bakanlığının zaten kör topal işleyen yapısı ve işlevi çökertilmiş ,yerine konulan 2 adet Bakanlık ve KHK’ler sayesinde –“BIRAKINIZ YAPSINLARI , BIRAKINIZ GEÇSİNLER”  – neo-liberal icraatı etkinleşmiştir.

read more »

23/08/2011

‘Amazon özgür aksın’

Amazon üzerine dünyanın en büyük üçüncü barajını yapmak isteyen Brezilya hükümeti, tüm dünyadaki Brezilya büyükelçilikleri önünde toplanan aktivistler tarafından protesto edildi. Doğa Derneği de Brezilya’nın Ankara Büyükelçiliği önünde Amazon Nehri’nin ana kolu Xingu üzerine inşa etmek istenen Belo Monte Baraj Projesi’ni protesto etti.

Belo Monte barajına karşı mücadelenin yerli lideri Antonia Melo’nun çağrısı üzerine Doğa Derneği aktivistleri Amazon’daki doğa katliamına dikkat çekmek için Brezilya Büyükelçiliği önünde yüzlerini yeşile boyayarak eylem yaptı.
Yüzünü Amazon ormanlarının yeşiline boyayan aktivistler, basın açıklamasına üzerinde “Amazon Özgür Aksın” yazan dövizlerle katıldı.

read more »

22/08/2011

‘Bakan Eker’e kalem gerek!’

Greenpeace Akdeniz, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in yavru balıkları kurtaracak imzayı atabilmesi için herkesi, bakana kalem göndermeye davet etti.

 Greenpeace, Ankara’nın ve İstanbul’un çeşitli semtlerinde, sokakları “Bakan’a Kalem Gönder” yazılı billboard’lar ile donattı. Greenpeace’den yapılan açıklamada, eylemin amacının, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker’e su ürünleri sirkülerini yeniden düzenleyecek imzayı attırmak olduğu belirtildi. Açıklamada, sirkülerde avlanma boylarının değişmesi talep edilen öncelikli türler ise, soyu tehlike altındaki lüfer, kalkan ve orfoz, olarak sırılandı. Greenpeace Akdeniz, “Seninki Kaç Santim?” kampanyası kapsamında herkesi, Eker’e kalem göndermeye çağırdı.

read more »

21/08/2011

Geleneksel tohumlar: “Ekmeğin ve geleceğin umudu”/Yazı Dizisi 5

Çiftçiler geleneksel tohum mirasını Türkiye’deki tarımsal dönüşüme rağmen korumaya çalışıyor. Ancak, tarımda rekabetçi küresel pazara yatkın Türkiye’nin düzenlemeleri küçük çiftçiyi koruyabilecek mi? Yerel tohumlar umudun ekmeği olabilecek mi?

ŞULE YILDIRIM

Dr. Nurcan Atalan Helicke, ABD’de Ohio State Üniversitesi’nin coğrafya bölümünde başladığı doktorasını tamamlamak üzere 2007 yılından beri Anadolu’da yerel tohumlar ve tarımsal dönüşüm konularında araştırmalarını sürdürüyor. Konuyla ilgili bir dizi sunum gerçekleştiren Nurcan hocayı, Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nde izledik. Dr. Atalan, Türkiye’de tarımsal dönüşümü örnekleyecek iki alan belirlemiş. Geleneksel çeşitlerin modern tohumların yanında kullanıldığı ve bunların yerel ekonomi için halen önem arz ettiği Kastamonu’nun İhsangazi, Sivas’ın ise Ulaş ve Gürün ilçelerinde çalışmış.

read more »

21/08/2011

Orta vadede HES çöplüğü olacağız

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu, basın toplantısı ile “Doğu Karadeniz Bölgesi HES Teknik Gezisi Raporu”nu açıkladı. Raporun sunumunu yapan EMO Yönetim Kurulu Yazmanı Erdal Apaçık, bölgedeki HES projelerinde kamu denetiminin olmamasını eleştirirken can suyundan, balık geçitlerine, inşaat hafriyatından, dağıtım ve iletim bağlantı sorunlarına, şirketlerin azami kâr amacıyla kuralsız çalışmalarına, işyerlerinde taşeronlaşmaya varıncaya kadar uzanan tespitleri ortaya koydu.

EMO Genel Merkezi‘nde 20 Ağustos 2011 tarihinde yapılan basın toplantısına, TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Yeşil, EMO Yönetim Kurulu Yazmanı Erdal Apaçık, EMO Yönetim Kurulu üyeleri Mehmet Turgut ve Mehmet Bozkırlıoğlu ile Doğu Karadeniz HES Teknik Gezisi Komisyonu üyeleri elektrik mühendisi Hamza Koç ve meteoroloji mühendisi İsmail Küçük katıldı.

read more »

20/08/2011

İzmir için ‘geliyorum diyen tehlike’

“İzmir’in damı” denen 700 metre yükseklikteki Efemçukuru köyünde faaliyete geçmek için gün sayan altın madenine verilen deneme izninin iptali için dava açıldı. Dava açma öncesi İzmir Adliyesi önünde Elele Hareketi tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasında Efemçukuru altın madeninin İzmir için “geliyorum diyen tehlike” olduğuna dikkat çekildi.

read more »

20/08/2011

Tohumculuk Kanunu çiftçiyi çok uluslu şirketlere bağımlı kılıyor/ Yazı Dizisi 4

5553 sayılı Tohumculuk Kanunu, çiftçinin kendi geliştirdiği tohumları ticari amaçla kullanmasına 10 bin TL para cezası getiriyor. Bu durum, “Bir kilogram domates tohumunun fiyatının 18-20 bin dolara vardığı bir piyasada çiftçinin ölmeyecek kadar tohum alarak çok uluslu şirketlere bağımlı yaşaması” şeklinde değerlendiriliyor.

ŞULE YILDIRIM

Tohumculuk Kanunu’nu Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık’a soruyoruz. Atalık, “Yıllardır kötü tarım politikalarını eleştiriyoruz, ne var ki ülkemizi yöneten anlayış bunu dikkate almıyor, olumsuz politikaları aynen devam ettiriyor. Bunlardan biri de 8 Kasım 2006’da yürürlüğe giren Tohumculuk Yasası” diyor. Atalık’a göre bu kanun, kamunun tohumculuk alanından çekilmesi, meydanın çokuluslu şirketlere ve onların yerli temsilcilerine teslim edilmesi amacıyla çıkarılmış: “43 maddelik yasanın amaç, kapsam ve tanımlar dışındaki maddelerinden sadece 12 maddesi tohumculuğu düzenliyor. Geri kalan 25 madde Tohumcular Birliği’nin nasıl kurulup çalışacağı hakkında kafa yoruyor. Bu yasa, çiftçinin binlerce yıldır kullandığı tohum üzerindeki haklarını elinden alan, tohumu özel mülkiyet konusu yapan bir yasadır” diyor. Bu durumu “Yaşam patentlenmiştir” ifadesiyle özetleyerek kamunun elinde kalan tek yetkinin “piyasa denetim yetkisi” olduğuna işaret ediyor.

read more »