Archive for Kasım, 2011

23/11/2011

Çok uluslu maden şirketleri ülkemizi altın madeni şantiyesine çevirmek istiyor

HASAN GÖKVARDAR

Maden Mühendisi

Maden Yasası ve Yönetmeliği, çok uluslu altın üreten maden şirketlerinin isteği, beklentisi doğrultusunda hazırlanmıştı. Altın, gümüş gibi stratejik madenlerimizin çalıştırılması, eldesi, yurtdışına çıkarılması ek yönetmelik ve yasalarla kolaylaştırılmaktadır.

İlkeli ulusal madencilik politikamız gereği, madenler, bir proje dahilinde yeraltından son parçasına kadar alınmalı, değerlendirilmelidir. Madencilikte, hedef çıkarılan madenden uç ürün elde etmek, ülke içerisinde katma değer yaratılmasıdır.

read more »

19/11/2011

AKP altın tekellerine kol kanat gerdi

Kazdağları ve bölgede yaşayan halk, “altın madenciliği” adı altında yapılan çalışmalar nedeniyle ciddi tehdit altında bulunurken CHP Çanakkale Milletvekili Serdar Soydan, konuyla ilgili Meclis Araştırması açılmasını istedi. Önerge üzerine söz alan İstanbul Milletvekili Levent Tüzel de “Kazdağları sondajlar nedeniyle adeta delik deşik edilmiş durumda” dedi. Önerge, AKP’lilerin oylarıyla reddedildi.

CHP’li Soydan “Kaz Dağları’nda yaşanan çevresel sorunların ivedilikle çözülmesi, sağlıklı ve dengeli bir çevre için gereken yasal tedbirlerin tespit edilmesi” amacıyla Meclis araştırması açılmasını istedi.  Soydan, “Bölgede yaşanan çevresel sorunların ivedilikle çözülmesi ve yaşanabilir ve üretilebilir bir çevre için gereken yasal tedbirlerin tespit edilmesi amacıyla bir Meclis Araştırmasına ihtiyaç bulunmaktadır” dedi.

read more »

13/11/2011

Bilinçli devlet ve toplum; deprem gerçeği

HASAN GÖKVARDAR

Maden Mühendisi

Hepimiz biliyoruz. Türkiye DEPREM ÇOĞRAFYASINDA yer alıyor. Doğudan batıya ülkemizin her tarafı fay hatlarıyla kaplı, sürekli oynuyor-kayıyor. Millet olarak devamlı deprem gerçeğiyle karşılaşıyor, yaşıyoruz. Her deprem olduğunda, binalar, özellikle kamu binaları yerle bir oluyor. Onlarca, yüzlerce ölü, yıkılan evler, çaresizlik, karmaşa, haykırışlar, akıl almaz yönetimsizlikler, idari sorumsuzluklar.

Televizyonlar, gazeteler, bilen bilmeyen, uzman olan olmayan konuşuyor, utanmasalar İstanbul’da olası bir deprem için saat verecekler; Kimse, bu coğrafyada nasıl yaşanır, ne tip önlemler alınır, çürük, yıkılmaya yüz tutmuş yapıları boşaltalım, devlet olarak daha tutarlı, kontrollü bir yapı denetim oluşturalım demiyor. Üstelik yıpranmış, yara almış konutlarınıza girin oturun, bir daha deprem olmaz diyebilen bakanlarımız dahi var.

read more »

13/11/2011

Derin suikast

ÖZER AKDEMİR

Kuyudaki Taş 5

2002 yılının 18 Aralık’ında akşam saat 19.00 civarında Hablemitoğlu evinin önünde, arabasını park ettikten hemen sonra öldürüldü. Katil ya da katiller yanı başına geldikleri Hablemitoğlu’na biri gözünden olmak üzere başına iki kurşun sıkarak öldürdüler.

Eşinin öldürülmesi sonrası yaşadıklarını anlattığı Sessiz Ağıt’ta Şengül Hablemitoğlu, eşinin öldürülmeden önce ciddi tehditler aldığını belirterek; “Bir insan çocuklarıyla bir gün babanız ölürse biz böyle böyle davranmalıyız, diye konuşmak zorunda kalabilir mi? Ben bunu yaptım” diyordu. Şengül Hablemitoğlu, eşinin “böyle bir ölümü bekle”diğini, “zamanını da üç aşağı beş yukarı tahmin edebiliyor” olduğunu yazmakta. Hatta suikasttan bir hafta önce eşine artık koruma talep etmesini söylemiştir.

Şengül Hablemitoğlu, yetkililerin eşine e-maillerle ölüm tehditleri gönderenlerin peşine düşmek yerine, onun bilgisayarından bir fotoğrafı basına servis ederek, eşi hakkında “şaibe” yaratmayı tercih etmekle suçluyordu. Ş. Hablemitoğlu eşinin “Derin ilişkiler içinde olan birisi”, “Müstakbel MİT müsteşarı” gibi tanıtılmasının gerçeklikle ilgili olmadığını ileri sürüyordu.

read more »

13/11/2011

Hablemitoğlu’nu kim finanse ediyordu

ÖZER AKDEMİR

Kuyudaki Taş 4

Kitabın dağıtımı konusunda o günlerde bir başka tanıklık da Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Uğur Altunay tarafından yapılıyordu.

Altunay ‘protokol listesinde’ olan Dokuz Eylül Üniversitesi’nin eski Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kemal Açıkgöz’e gelen Hablemitoğlu kitabının, Açıkgöz tarafından kendisine getirildiğini belirterek, her protokol üyesine kitabın gönderilmesi durumunda bunun sadece posta masraflarını hesaplayarak, şu soruyu soruyordu; ” Hablemitoğlu, en düşük tahminle bin kişiye bu kitabı gönderdiyse, pul parası, bunların yanı sıra bin adet pulun ve zarfın kapağının yalanması ve bin adet paketin postaneye taşınması bedeli hiç hesaba katılmasa bile en düşük toplam 7.200.000.000 (Yedi milyar iki yüz milyon TL) ediyor. Eee, Dr. Necip Hablemitoğlu en iyimser tahminle 500.000.000 TL aylık alan bir öğretim elemanı ise, acaba kendisini kim finanse ediyor? Ayrıca Hablemitoğlu bu kadar kitabı Türkiye genelindeki protokole acaba neden gönderiyor?”

read more »

13/11/2011

Kitabın en önemli belgesi sahte

ÖZER AKDEMİR

Kuyudaki Taş 3

Hablemitoğlu’nun kitabındaki en önemli belge kitabın 71. sayfasında yer alan “Türkiye Altın Konsepti” adlı belgedir. “Bergama Operasyonu’nun Çerçevesi” başlığı ile sunulan belgenin, ocak 1990 yılında Federal Alman İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı tarafından yayınlandığı belirtiliyor. Belgenin içeriğine geçmeden önce belge sonunda verilen 63 no’lu dipnota gidelim. Dipnotta aynen şunlar yazmakta; “Konseptin matbu nüshası ve çevirisi, İsveç’te yaşayan Prof. Dr. Metin Deliormanlı (altını biz çizdik. Özer Akdemir) tarafından ülkemizdeki tüm ilgili birimlere gönderilmişse de, kontr-espiyonaj (karşı casusluk Ö.A.) kapsamında Alman istihbaratçılarına karşı alınmış –izleme dışında- somut bir tedbire tesadüf edilmemiştir…”

read more »

09/11/2011

İran’ın nükleer silah programının inandırıcı ipuçları

BM Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (International Atomic Energy Agency-IAEA) İran raporu, merakla bekleniyordu. Kurumun raporlarında, İran’ın nükleer silahlanmasıyla ilgili olarak hiç şimdiye kadar açık ifadeler yer almamıştı.

IAEA elindeki bilgilere göre, İran en azından geçen yıla kadar, nükleer silah geliştirmeye elverişli nükleer program üzerinde çalıştı. Kuruma üye 150 ülkeye dağıtılan raporda, “İran’ın 2010 yılına kadar nükleer başlık geliştirmeye çalıştığına dair inandırıcı ipuçları bulunduğuna” yer veriliyor. Kurum şimdiye kadar İran’ın nükleer silahlanma projesi üzerinde çalıştığı hususunda böylesine açık ifadeler kullanmamıştı.

read more »

09/11/2011

İran’a yaptırımlar arttırılmalı

BM Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) İran’ın nükleer programına ilişkin raporu açıklandı. Alman Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, İran konusunda Almanya’nın politikasını değerlendirdi.

IAEA’nın İran’ın nükleer programına ilişkin raporunda, “kurumun, İran’ın nükleer bombayı harekete geçirebilecek sistemlerin geliştirilmesi yönünde faaliyetlerde bulunduğuna dair yabancı istihbarat birimleri ve kendi araştırmaları sonucu elde edilen güvenilir bilgilere” sahip olduğu belirtildi. 2003 yılı öncesinde bu faaliyetlerin planlı bir program altında yürütüldüğü yönünde işaretler bulunduğu belirtilen raporda, bu faaliyetlerin hâlâ yürütülüyor olabileceği kaydedildi.

read more »

09/11/2011

İddialar ve gerçekler

ÖZER AKDEMİR

Kuyudaki Taş 2

Başbakan Erdoğan’ın sözlerinin ardından yeniden tartışmaya açılan, Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası, kitabındaki iddialar ve bunlarla ilgili gerçeklere gelelim:

İddia 1: Almanya Türkiye’ye yılda 80 ton altın satıyor, bu yüzden Türkiye’de altın madeni üretimi istemiyor.

Gerçek: Almanya Türkiye’de altın madenciliği için ilk girişimde bulunan ülkedir. Altın işletmeciliğinde kullanılan siyanürü de satan Almanya, ayrıca teknik eleman, banka kredisi gibi birçok konuda altın madenlerine destek sunmuştur/sunmaktadır.

26.10.1992 tarihli Almanca belgeye bir göz atalım. Belge, Türkiye’de faaliyet gösteren bir maden şirketinin sermaye yapısı, adresi, işçi sayısı, faaliyet alanı gibi bilgileri içeriyor. Merkezi Tunus Caddesi No: 76/5 Kavaklıdere/ANKARA olan şirketin, araştırma alanı Çanakkale Işıklar Koyu Kırkuyusu mevkiidir. Oluşum sermayesi 68 milyon 352 bin TL olan şirketin bağlı olduğu ana kuruluş Almanya’nın Berlin şehrinde bulunan PREUSSAG Aktiengsellscaft ve Kensaure Industries şirketleridir. İki Alman şirketi tarafından yüzde 50 ortaklıkla Türkiye’de altın arama ve işletmek üzere 01.08.1986 yılında kurulan bu şirket TÜPRAG Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret Şirketinden başkası değil!

read more »

09/11/2011

Ahmedinejad, BM raporuna meydan okudu

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, ülkesinin nükleer programından ”bir iğnenin ucu kadar bile sapmayacağını” söyledi.

Ahmedinejad, Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) İran’ı nükleer silah üretmeye çalışmakla suçlayan raporuna tepki veriyordu. İran lideri, raporun ABD tarafından sağlanmış boş iddialara dayandığını öne sürdü. İran’ın nükleer programının enerji amaçlı sivil bir proje olduğu görüşünü tekrarlayan Ahmedinejad, ”Sizin elinizdeki yirmi bin bombanın karşısında biz iki bomba üretmeyeceğiz” dedi.

read more »