HES’lere Danıştay ambargosu

Danıştay 14. Dairesi, Rize İkizdere’den sonra Fınıdıklı Çağlayan Vadisi ile Artvin Şavşat’taki Hidroelektrik Santralı (HES) projelirine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın itirazını reddederek Rize İdare Mahkemesi’nin kararlarını onadı. Doğu Karadeniz Bölgesindeki vadilerde yapılması planlanan 700’e yakın HES projesine karşı köylülerin ve yaşam savunucularının yürüttüğü hukuksal mücadelede Danıştay’dan üç önemli onama kararı daha çıktı.

Derelerin Kardeşliği Platformu (DEKAP) Dönem Sözcüsü Ömer Şan tarafından yapılan açıklamaya göre Danıştay 14. Dairesi, Rize’nin Fındıklı ilçesine bağlı Çağlayan Vadisi üzerinde yapımı planlanan Paşalar HES projesi ile Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Meydancık beldesinde yapılması planlanan Cüneyt 1-2-3-4 HES projelerine ilişkin bakanlığın itirazını reddederek, Rize İdare Mahkemesi tarafından verilen “İptal” kararlarını onadı. Daire, daha önce de Rize’nin İkizdere Vadisi’nde yapımı planlanan Selin-2 HES projesi ile Dereköy Regülatörü ve Demirkapı HES projesi için de Bakanlığın itirazını reddederek, “iptal” kararlarını onamıştı.

DEKAP Sözcüsü Şan açıklamasında ayrıca, Fındıklı’nın Arılı Vadisi üzerindeki Meyvalı Köyü’nde DSİ tarafından kurulmak istenen Meyvalı Taşocağı için Rize Valiliği tarafından verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararı ise Rize İdare Mahkemesi tarafından “hukuka aykırı bulunarak iptal” edildi. Danıştay 14. Dairesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, zamanın Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından bölgedeki HES projeleri için verilen “ÇED Olumlu Raporlarını” iptal eden Rize İdare Mahkemesi’nin kararlarına yaptığı itirazları reddetti.

Daire, Fındıklı’nın Çağlayan Vadisi’nde Ayen Enerji şirketi tarafından kurulması planlanan Paşalar Regülatörü ve HES projesi ile Malzeme Ocakları projesi ve Şavşat’ın Papart Vadisi’nde Ebara Enerji şirketi tarafından yapılması planlanan Cüneyt 1-2-3-4 HES projelerinin “ÇED Olumlu” raporlarını iptal eden Rize İdare Mahkemesi’nin kararını da onadı.

Çağlayan Vadisi’nde Paşalar HES

Şan’ın açıklamasında verilen bilgilere göre, Rize’nin Fındıklı ilçesine bağlı Çağlayan Vadisi üzerinde Ayen Enerji AŞ tarafından yapımı planlanan Paşalar Regülatörü ve HES projesi ile Malzeme Ocakları projesi için dönemin Çevre ve Orman Bakanlığı, 4 Nisan 2008 tarihinde “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” raporu verdi. “Bakanlığın verdiği ÇED Olumlu raporunun yetki, konu, maksat bakımından hukuka aykırı olduğu, bu nedenle vadinin korunup gelecek kuşaklara aktarılması için yürütmenin durdurulması” istemiyle Fındıklı Dereleri Koruma Platformu sözcüsü Hüseyin Acar ve arkadaşları tarafından Rize İdare Mahkemesine dava açıldı.

Önce ÇED Olumlu raporunun yürütmesini durduran ve bilirkişi incelemesine karar veren Rize İdare Mahkemesi, 30 Haziran 2010 tarihinde bakanlığın verdiği “ÇED Olumlu” raporunu iptal etti. Mahkemenin İptal kararını temyiz eden bakanlık, karara itiraz etti. İtirazı görüşen Danıştay 14. Dava Dairesi, Paşalar Regülatörü HES ve Malzeme Ocakları projesi için dönemin Çevre ve Orman Bakanlığı’nın verdiği, “ÇED olumlu” raporunu iptal eden yerel mahkeme kararını, yapılan itirazı reddederek onadı. Daire kararında, Rize İdare Mahkemesi’nin verdiği kararın dayandığı gerekçelerin hukuk ve usule uygun olduğu yönünde görüş bildirdi.

Arılı Vadisi’nde Meyvalı Taşocağı

Danıştay’ın kararı ile birlikte, yine Fındıklı’nın Arılı Vadisi üzerinde DSİ tarafından işletilmek istenen Meyvalı Taşocağı için de Rize İdare Mahkemesi’nden iptal kararı geldi. Köylülerin, taşocağı için Rize İdare Mahkemesi’nde açmış olduğu davada mahkeme, DSİ tarafından işletilmek üzere Meyvalı Köyü’nde açılmak istenen Meyvalı Taşocağı için Rize Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından 08 Aralık 2009 tarihinde verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararını, “hukuka uyarlılık bulunmadığı” gerekçesi ile iptal etti. Mahkeme, köylülerin başvurusu üzerine daha önce sözkonusu karar için yürütmeyi durdurma kararı vererek, bölgede bilirkişi incelemesi yapılmasına hükmetmişti. Mahkemenin iptal kararında bölgede yapılan bilirkişi incelemesine de yer verildi.

Mücadele devam edecek

Danıştay ile Rize İdare Mahkemesi’nin kararları üzerine, Fındıklı Dereleri Koruma Platformu tarafından Fındıklı’da bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Platform Sözcüsü Hüseyin Acar, Anayasa’dan ve halktan aldıkları güçle birlikte beş yıldır yaşam alanlarını koruma ve sahip çıkma mücadelesini sürdürdüklerini söyledi.

Fındıklı’nın Arılı ve Çağlayan vadileri üzerinde yapımı planlanan toplam 24 projeden hiçbirinde bir kazma dahi vurdurmadıklarını vurgulayan Acar, “Verdiğimiz bu hukuksal mücadelede bilimsel veriler kullandık. Bunun yanında demokratik kitle örgütlerinden, yöremizin muhtarlarından ve çeşitli bilimsel çevrelerden destekler aldık. Bu hukuk mücadelesi ülkenin birçok yerine de örnek olmuştur. Yapılan projelerin yasal olmadığını, ‘doğanın ve dolaysıyla eko sistemin tamamen korunması gerektiği’ Danıştay’ın vermiş olduğu bu kararla bir kez daha ortaya konulmuştur. Bazıları için rant ve dolar olarak görülen bu vadiler bizler için para ile ölçülemez. Bizim için bu vadilerin yaşam alanlarımız olduğunu herkesin bir kez daha bilmesi gerekmektedir” dedi.

HES mücadelesinin yanında doğal yaşam alanlarını tahrip eden taşocaklarına karşı da mücadele verdiklerini anlatan Acar, açıklamasında şunları söyledi: “İlçemizin Meyvalı Köyü Tosunkapı Mahallesi’nde 47 dönümlük arazide yapılması planlanan taş ocağı projesi için Rize Valiliği il Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararını da mahkemeye taşıdık. Rize İdare Mahkemesi de ‘Taşocağının Köy merkezinde olması, tarımsal faaliyetlerin zarar göreceği, öte yandan florası ve faunasıyla bir bütün olarak yaban hayatının tehdit edileceği, yağışların çok olmasının heyelan ve erozyona sebebiyet vereceği, grup yolunun aynı güzergâhta olması dolaysıyla araçların ve insan sağlığının tehlikeye girebileceği, yine bölgenin ormanlık alan olması’ gibi gerekçelerle ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararının hukuka aykırı olduğu nedeniyle önce ‘yürütmesini durdurdu’ şimdi de oy birliği ile ‘iptal’ etti. Bağımsız Mahkemelerimizin vermiş olduğu bu kararlar bizleri ve vadilerimizde yaşayan bütün halkımızı mutlu etti. Mücadelemize bundan sonra da sonuna kadar devam edeceğiz.” 

Yargı kararlarını değerlendiren Çağlayan Vadisi sakinlerinden Seniye Özkaya ise vadileri ile çevresinde yapımı planlanan HES’lere karşı yöre halkı olarak beş yıldır mücadele verdiklerini ifade ederek, “Danıştay 14. Dairesi’nin vermiş olduğu bu karar bizleri memnun etmiştir. Ayrıca, sürdürmüş olduğumuz bu mücadelenin de haklı olduğunu ispatlamış olduk. HES firmaları artık Fındıklı’da hiçbir şey yapamayacaklarını görsün. Ne Fındıklı’da, ne bölgemizin diğer vadilerinde, ne de ülkemizin herhangi deresinde bir gram satılık suyumuz yoktur! Bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Şavşat’taki HES’lerin iptallerine de onama

Öte yandan, Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Meydancık Beldesi sınırları içerisinde Ebara Elektrik şirketi tarafında kurulması planlanan Cüneyt 1-2-3-4 regülatörleri ve HES projeleri için verilen iptal kararlarına da Danıştay 14. Dairesi’nden onama geldi. Daire, HES projeleri için zamanın Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından 17 Eylül 2008 tarihinde verilen “ÇED Olumlu” raporları hakkında Rize İdare Mahkemesi’nin verdiği iptal kararına itiraz eden Çevre ve Şehircilik bakanlığının bu itirazını reddederek, mahkemenin kararını onadı.

Danıştay 14. Dairesi onama kararında, Rize İdare Mahkemesi’nin, “Bakanlığın ÇED Olumlu raporu vermesinde hukuka ve mevzuata uyarlılık görülmediği” gerekçesiyle verdiği iptal kararının, “dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun” olduğu için “bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığını” da vurguladı.

Okumuşoğlu’ndan ÇED Uyarısı

Danıştay’ın verdiği onama kararları ile Rize İdare Mahkemesi’nin iptal kararlarını değerlendiren davaların avukatı Yakup Şekip Okumuşoğlu, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Danıştay’ın İkizdere kararlarından sonra Şavşat Meydancık Cüneyt HES projeleri ve Fındıklı Paşalar HES projesi hakkında verilen ‘iptal’ kararları Danıştay tarafından da onaylanmıştır. Son kararlar ile aslında ÇED Yönetmeliği gereğince gereken her türlü inceleme ve araştırmanın yapılıp, çevresel önlemlerin alındığını ileri sürenlerin, gerçekleri maniple ettiği ortaya çıkmıştır! İkizdere ile birlikte üç adet HES için verilen iptal kararlarının Danıştay tarafından onanması ile ÇED yapan firmaların da yetki, görev ve sorumluluklarının sorgulanması gerektiği de ortaya çıkmıştır. ‘Koruma-kullanma’ diyerek, ‘sürdürülebilir kalkınma’ diyerek, ‘kirletirsen ödersin’ diyerek içi boşaltılmış, vitrin kavramlar üzerinden, ‘çevre hakkının’ korunamayacağı da son yargı kararları ile bizce tescil edilmiştir. ÇED süreçlerinin yatırımcılar açısından bir formalite, bir yasak savma olarak görüldüğü bu sistem, yine bizce iflas da etmiştir. Bizce İdare, ÇED süreçlerini şekli bir mevzuat uygulaması olarak görmeyip, amacına ve felsefesine uygun olarak yürütmeden, keza halkın da şeklen değil ama hukuken ve fiilen karar verme sürecine katılımını sağlamadan ve iradesine üstünlük tanımadan, ‘ihtiyat ilkesinin’ ise diğer tüm ilkelerin önünde olduğu bir sistem oluşturulmadan yürütülen ÇED süreçleri başarısızlığa mahkûmdur.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: