Şirket talan, kanun yalan, Ünyeliler isyana devam

Samsun’un Terme ilçesiyle Ordu’nun Ünye ilçesi sınırındaki Akçay köyünde OMV şirketinin mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen inşa ettiği termik santral önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Termik santralın yakınındaki kavşakta, yol kısa süreliğine trafiğe kapatılarak santral önüne bir yürüyüş yapıldı.

Yürüyüşün ardından Temiz Ünye Çevre Platformu (TÜÇEP) adına basın açıklaması yapan Mehmet Şensoy yüzlerce kilometre yol kat edip bu çevre mücadelesine sessiz kalmayan eylemcilere teşekkür ederek konuşmasına başladı. Şensoy, basın açıklamasında “Çevremizi mahvetmek isteyen OMV gibi uluslararası kapitalist şirketlerin rant, çıkar dağıtarak elde ettiği yerli işbirlikçileri ve yardakçıları varsa bizim de hiçbir çıkar gözetmeksizin, sadece doğanın, çevrenin ve canlı yaşamın çağrısına uyarak burada bizimle olan çevre dostlarımız var” diyerek mücadelelerinde sermayenin çıkar ortaklığına karşı halkın dayanışma içinde olduğunu vurguladı.
 
Sermaye sahiplerinin binlerce kilometre uzaklıktan gelmeden önce plazalarında oturup dünya haritasını açıp yerler beğendiklerini söyleyen Şensoy, “Kendilerine en çok rant getirecek alanların ve zenginliklerin talan kararlarını alıp yola koyuluyorlar. Çünkü dünyayı her şeyi ile madenleri yeraltı yerüstü zenginlikleri, akarsuları, vadileri, denizleri, ovaları, doğası ve toprağı ile kendilerine bahşedilmiş miras olarak görüyorlar” dedi.

Yasaları uygun hale getiriyorlar

Ayrıca sermaye aktaracakları, yatırım yapacakları ülkelerin yasalarının kendilerine uygun hale getirilip getirilemeyeceğini önceden tespit ettiklerini iddia eden Şensoy, “Beğenmedikleri, engel gördükleri ne varsa yerli iktidarlara temizletiyorlar. 2001 krizi sonrası Dünya Bankası’nın ‘bize armağanı’ Kemal Derviş’in deyimiyle ‘Sahayı temizletiyorlar. Sonrası uluslararası kapitalist şirketlerin işi’ Bunlara rağmen sorun çıkarsa da önemli değil derhal bir yasa değişikliği ile işlem tamam. Burada da öyle olmadı mı” diye sordu.
Şensoy daha sonra süreci şöyle anlattı: “Önce Çarşamba’da OMV tesisi kurmak için kolları sıvadı. Hatta EPDK’den Çarşamba için lisans aldılar. Oysa önce ÇED raporunu almaları gerekiyordu. Ama ne önemi vardı sonra halledilirdi fakat Çarşamba’da hesapları tutmadı kovalandılar. Gele gele Akça’yı buldular. Terme toprağı idi, Ünye’ye yakındı. Hemen bire-beş on vererek kandırmaca ile istimlaka giriştiler. Halk ne olduğunu ne yapılacağını bilene, kadar, yerli işbirlikçileriyle istimlak işlerini bitirdiler. Tesisin kurulacağı bu arazi birinci sınıf tarım arazisiymiş. Su kaynaklarına yakınmış, il tarım müdürlüğünün olumsuz görüşü varmış, ne önemi vardı? İşleri mevzuata uygun hale getirmek bir formaliteden ibaretti onlara göre. Toprak Koruma Kurulu’nun üye yapısını bile değiştirerek istedikleri kararları aldırabilirlerdi. Öyle de oldu. Halkı ise göz boyamalar, istihdam etme yalanları ile belediyelere ve muhtarlara rant aktarma, araç verme, okul-cami yapma, sosyal sorumluluk projeleriyle üniversitelere teknoloji yardımı laboratuar kurma yardımı ile yanlarına alabilirlerdi, öylede yaptılar.”

Halkın dayanışma gücü

Şensoy sermaye sahiplerinin hesap etmediği halkın iradesinin önemini de vurguladı ve “Çok Değerli Akçay-Kozluk Terme ve Ünye halkımız… Bizler ne insanlarımızın istihdam edilmesine karşıyız nede kirli ve zararı olmayan yatırımlara karşıyız. Burada termik santrallarda yalnızca inşaat aşamasında bir istihdam sözkonusudur. Bu da sonuna gelmiş durumdadır. Ancak birkaç aylık çalışma süresi kalmış durumda. Sonra hepimizin işi bitmiş olacak. Üretime geçtikten sonra toplam istihdam 80 kişidir. Onların çoğu da teknik personel güvenlik falan olacaktır. Anlayacağınız istihdam balonu da patlamış durumda. Geriye bizi kirlilik çevre felaketi ve sağlık sorunları bekliyor olacak. Bunca çaba harcamamız, gırtlak patlatmamız, bu yüzden. 
Gelin daha fazla geç olmadan bu yaklaşan çevre felaketine hep beraber engel olalım. Bu güzel çevremize, doğamıza, suyumuza, toprağımıza ve yaşamımıza sahip çıkalım. Bu topraklarımız, çevremiz, büyüklerimizi ve bizleri besleyip, sarıp sarmalayıp bu günlere getirdi hep verdi. Hepimizde hakkı var. Şimdi verme sırası bizde. Onun için ufak bir katkı vermemizi istiyor. Yani bu hakkı ödeme zamanı. Bize emanet olan bu çevreyi bu doğayı suyu ve toprağı aynı temizlikte gelecek kuşaklara ulaştırmak fedakârlılıkta bulunmamızı çaba harcamamamızı gerektiriyor. Bunu yapabiliriz hep beraber üstesinden gelebiliriz. Gelin bu halkın bu ülkenin bu toprakların satılık olmadığını, “Parayı verenin düdüğü çaldığı’’ bir patagonya cumhuriyeti olmadığımızı herkese gösterelim. OMV gibi kapitalist şirketlerin dünyanın üzerinde sınırsızca dört nala tepinemeyeceğini dosta düşmana gösterelim” çağrısında bulundu.
Basın açıklaması sırasında “Şirket talan, kanun yalan, ünyeliler isyanda isyana devam”, “Direne direne kazanacağız”, “Zehir solumak İstemiyoruz”, “Ünyede termik istemiyoruz!”,Termikçi şirket ünyeyi terket” gibi sloganlar atıldı.
Şensoy’un konuşmasının ardından Karadeniz İsyandadır Platformu, Senoz Vadisi Koruma Platformu, Yeşil Gerze Platformu, Bartın Yaşam Birlikteliği, Ordu ve Yaşam Alanlarını Koruma Platformu, Halkevleri, TKP, Gençlik Muhalefeti ve diğer katılan gruplar adına konuşmalar yaptı.

NE OLMUŞTU?

TÜÇEP  adına basın açıklaması yapan Mehmet Şensoy süreci şöyle anlattı: “Ta başından ÇED sürecinden itibaren duyarlı kesimler Termede, Ünye’de, Samsun’da seslerini çıkarmaya itiraz ve mücadele etmeye başladı. Bir yandan kitlesel fiili mücadele içerisinde olurken diğer yandan yapılan haksız işlemleri yargıya taşıyarak hukuk mücadelesini giriştiler. Her şeye rağmen bunlar sonuç vermeye başladı. Önce Ziraat Mühendisleri Odası’nın açtığı dava yerel mahkemede ret edilmişken itiraz üzerine Danıştay 8. Dairesi tesisin kurulacağı arazinin 355 dönümünün 1. Sınıf tarım arazisi olduğunun yalnızca 90 dönümlük kısmının tarım arazisi dışına çıkarabileceğine hükmederek dosyayı yerel mahkemeye gönderdi.
Ardından bizim TÜÇEP olarak açtığımız ‘Lisans iptali ve yürütmeye durdurmama’ davasında Danıştay 13. Dairesi aldığı bir ara kararla 3 yönden yürütmenin durdurulması kararını verdi.
Birincisi EPDK’dan Çarşamba için aldığı Lisansı Terme Akçay da uygulaması ile ilgiliydi.
Yani sahtekârlık yapmışlardı yakalandılar. İkinci olarak Lisans Barosca Elektrik Üretim A.Ş. adına alınmış OMV Samsun Elektrik Üretim A.Ş. adına geçerken mevzuata uygun davranılmamıştı. Yani bunlar için her şey formalite idi. Fakat formalite olarak gördükleri işlemleri bile yerine getirmemişlerdi. Üçüncü ve bizim için en önemli gerekçe ise ‘Tesisin kurulduğu arazinin birinci sınıf taban arazi olduğu ve bölgenin organik fındık tarımı yapılan bir yer olduğu gerçeğine vurgu yaparak, bacalardan, çıkacak sera gazlarının asit yağmurlarıyla yer yüzüne düşeceği, bu durumun organik fındık tarımına zarar verip olumsuz etkileyeceğiydi’.
Danıştay bu üç esas gerekçe üzerinden 14/10/2011 tarihli yürütmeye durdurma kararı verdi de ne oldu ?
Değerli dostlar Şirket yani OVM bu kararın duyulmasının ardından yaptığı açıklamada herkesle, hakla, toplumla ve hatta yargıyla dalga geçercesine ‘Biz 600 Milyon avro harcadık mevzuata uygun çalışmalarımıza devam ediyoruz’ dedi. Oysa mevzuat, yasal çerçeve çalışmaları tümüyle durdurmalarını gerektiriyordu. Oysa durdurmadılar hatta daha da hız verdiler. Peki yargı kararlarını uygulatmakla görevli yetkililer ne yaptı? Hiçbir şey Hepsi kendi sorumlulukları olmadığından bahisle girişimlerimize çeşitli yazışmalarla şirkete zaman kazandırmaya işlerini bir an önce bitirtmeye dönük savsaklayıcı tutumla karşılık verdiler.
EPDK ‘bizim 2008 de verdiğimiz Lisans düşmüştür,’’ Buna dayanılarak hiçbir şey yapılamaz, kararı uygulamak yerel mercilerin işidir’’ diyor. Terme kaymakamı Kozluk Belediye başkanı bu iş bizim işimiz değil valiliğe yazdık diyorlar. Fakat ne hikmetse geçen bunca zamandır karar bir türlü uygulanmıyor. Sayın Vali, Kaymakam ve Belediye Başkanı yargı kararlarının uygulanması birinci dereceden sizlerin sorumluluğunuzdadır. Ne yapıp edip bu kararı uygulatmak zorundasınız. Peki biz bu duruma rıza mı göstereceğiz? Bizimle toplumla dalga geçilmesine alay edilmesine boyun mu edeceğiz.? Hayır bin kere hayır! İşte bugün buradayız. Bu duruma asla razı olmadığımızı, olmayacağımızı göstermek, kararlılığımızı haykırmak ve sonuna kadar, başarıncaya kadar şirketi OMV’yi Lisansını alıp defolup gidinceye kadar konunun takipçisi olacağımızı bir kere daha vurgulamak için buradayız. Gerekirse yargı kararını uygulatmak, şirketin faaliyetlerin durdurmak için daha etkili eylemlerle burada olacağız. Buraları gerekirse çadır bir kente dönüştüreceğiz.”

Bartınlılar termik santrala izin vermiyor!

“Amasra’da Termik Santral istemiyoruz!, Hattat Holding Bartın’dan defol!” sloganıyla yola çıkan Bartınlılar bu akşam saat 19:00-22:00’de Galatasaray Lisesi önünde Hema A.Ş.’nin Termik Santralına karşı bir kez daha seslerini duyurmak için orada olacaklar. Amasra’yı, Bartın’ı Hattat Holding’e şirketlere talan ettirmiyoruz! Yaşamımıza sahip çıkıyoruz. diyen çevreciler “Bizler Amasra’ nın katili olmaya karar veren Hattat Holding’e geçit vermeyeceğimizi bir kez daha tekrarlıyoruz” diyerek çağrıda bulunuyor.  (Birgün)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: