Almanya’nın yeşil enerji hamlesi

Alternatif enerji türleri bir dizi sorunu da beraberinde getiriyor. Yeşil enerjinin, tüketime adapte edilmesi, nakli ve depolanması milyarlık yatırımları gerektiriyor.

Almanya’da tükenmez enerji kaynaklarından sağlanan elektrik miktarı artıyor. Ayrıca nükleer enerji santrallarının kapanacak olması da enerji tedarikinin son derece iyi organize edilmesini gerektiriyor. Bunun başlıca nedeni rüzgar ve güneşin ihtiyaca göre değil de hava durumuna göre enerji üretmesi. Almanya’nın enerji ihtiyacını kesintisiz karşılayabilmesi için elektriğin depolanması gerekiyor.
Almanya’nın elektrik ihtiyacının yüzde 20’si yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanıyor. Federal hükümetin orta vadeli enerji programına göre bu oran sekiz yıl sonra yüzde 33’e çıkacak. Tabii elektrik açığı vermeden. Problem, rüzgar ve güneş gibi enerji kaynaklarını tüketicinin arzusuna göre devreye sokma imkanı bulunmamasından kaynaklanıyor. Elektrik şebekesinin depolama imkanı olmadığı için anlık elektrik üretiminin o andaki tüketime eşit olması gerekiyor. Aksi takdirde elektrik şebekesi çöküyor.

Açığı termik santrallar kapatıyor

Günümüzde elektrik ihtiyacının kesintisiz karşılanabilmesini, ihtiyaca göre üretimi arttırıp azaltabilen doğalgaz termik santrallarına borçluyuz. Uluslararası Yenilenebilir Enerjiler Ekonomik Forumu direktörü Norbert Allnoch bu dengenin ilerde değişebileceğini söylüyor. Allnoch, “Gün ortasında elektrik fiyatı en yüksek olduğu için santrallar öğle saatlerine kadar çok para kazanıyor. Güneş enerjisinin yaygınlaşması öğle saatlerinde tam kapasite çalışan termik santralları piyasadan sürmeye başladı. Elektrik şirketleri, para kazandırmadığı için konvansiyonel santrallara yatırım yapmıyor” diyor.

Arzdaki çeşitlilik karşısında sadece esnek doğalgaz santrallarının elektrik fiyatının yüksek kalması şartıyla piyasada tutunabileceğini belirten uzmanlara göre termik santral yatırımlarının azalması nedeniyle elektrik tedarikinin başka yöntemlerle sağlama alınması gerekiyor.

Akıllı şebeke

Örneğin “Smart Grid”, ya da “Akıllı Şebeke.” Bu teknolojiyle elektriğin bol olduğu zaman kullanılabilmesi hedefleniyor ama akıllı şebekenin tek başına çözüm getirmesi mümkün görünmüyor. Çünkü çamaşır belki elektriğin bol olduğu saatlerde yıkanabilir ama hava karardıktan sonra ev ve sokakların rüzgar esse de esmese de aydınlatılması gerekiyor.

Elektrik tedarikinin güvence altına alınmasında nakil şebekesinin genişletilmesine de önemli pay düşüyor. Çünkü elektriğin, rüzgarın sürekli estiği kuzeyden, sanayi merkezlerinin bulunduğu güney Almanya’ya nakledilmesi gerekiyor. Kuzey – güney hattındaki havai nakil hatları yetmediğinden, elektrik şebekesine aşırı yük binmemesi için rüzgar türbinlerinin durdurulduğu zamanlar oluyor. Norbert Allnoch, Kuzey Denizi’nde kurulmakta olan yüksek kapasiteli rüzgar türbinlerinin bu problemi daha da azdıracağı görüşünde.

Denizdeki türbinlerin günün birinde 20 bin megavatlık kapasiteye ulaşacağını ve bu elektriğin rüzgar santrallarına yakın bölgelerde tüketilmesinin mümkün olmadığını belirten Alman uzman, elektrik fazlasının dışarıya satılmasının gerekeceğini ve bunun için de nakil hatlarına ihtiyaç olacağını, söylüyor.

Enterkonnekte şebeke ihtiyacı

Bütün Avrupa’nın elektrik şebekesiyle donatılması durumunda üretimdeki dalgalanma sınır aşırı akım mübadelesiyle dengelenebilir. Bütün bu yöntemler elektrik açığını kapatmaya yetmeyeceğinden, rüzgar ve güneşten elde edilen enerjinin depolanması gerekiyor. Bu tip enerji depolarının en klasik örneği, elektrik fazlasının çalıştırdığı pompalarla yüksekteki barajlara bastığı suyla, tüketim arttığı zaman su türbinlerinin yardımıyla elektrik üreten santrallar. Enerji analizleri uzmanı Josef Auer, mevcut enerji depolarının kapasitesinin yeni enerji çağının ihtiyaçlarını ne ölçüde karşılayacağını araştırmış. Örneğin rüzgar enerjisindeki artışı karşılayabilmek için 2025 yılına kadar mevcut depolama kapasitesini iki katına çıkarmak gerekeceğini belirten Auer bu metodun yanı sıra, elektriğin gaza dönüştürülmesinin de önemli enerji branşları arasına gireceğini, çünkü gaz şeklindeki enerjinin daha kolay depolanabileceğini söylüyor.

Astronomik yatırımlar

Elektrik nakil hatlarıyla enerji depoları için muazzam yatırım gerektiğini ifade eden uzmanın tahmini şöyle: “Sadece Almanya’nın önümüzdeki yıllarda 20 ila 30 milyar avroluk yatırım yapması gerekecek.”

Büyük enerji şirketlerinin bu alanlarla ilgili yatırım planlarının hazır olduğunu sandığını, ancak yanıldığını belirten Auer sözlerini şöyle tamamlıyor: “Büyük şirketlerin yöneticileri yatırım hacmini nasıl hesapladığımızı ve hesaplarımızdan ne gibi sonuçlar çıkardığımızı sordu. Orta ve büyük boy şirketlerle belediye işletmelerinin bu konuya hazırlanmadıkları anlaşıldı. Enerji depolanmasına kafa yorma zamanı geldi de geçiyor bile.” (Deutsche Welle Türkçe)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: