Ekolojik bütçemizi aştık

Ekolojik bütçemizi aşıp aşmadığımızı gösteren Ekolojik Ayak İzi, Türkiye için ilk kez hesaplandı. Sonuç: Ekolojik limit aşımı yaşıyoruz. Türkiye’nin tüketim düzeyi, dünya genelinde kişi başına düşen doğal kaynak kapasitesinin yüzde 50 üzerinde.

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF-Türkiye), tüketim biçimimizin doğal kaynaklar üzerindeki etkisini inceleyen “Türkiye’nin Ekolojik Ayak İzi Raporu”nu hazırladı. Küresel Ayak İzi Ağı işbirliği, MAVA Vakfı ve Garanti Bankası’nın desteğiyle gerçekleştirilen çalışma kapsamında hazırlanan rapor, Küresel Ayak İzi Ağı Başkanı Dr. Mathis Wackernagel’in katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda karar vericiler, özel sektör temsilcileri ve kamuoyuyla paylaşıldı.

Türkiye’nin Ekolojik Ayak İzi Raporu, doğal kaynakları arazi kullanım biçimlerine, tüketim kategorilerine ve gelir seviyelerine göre incelerken 2050 yılına yönelik senaryolar ışığında ekolojik limit aşımını durdurmak için çözüm önerileri sunuyor. Küresel ve bölgesel eğilimleri göz önünde bulundurarak, Türkiye’nin durumunu inceleyen rapor, ekolojik açığın kapatılmasına yönelik stratejik kararlar için bilimsel bir zemin oluşturuyor.

Biyolojik kapasite açığı artıyor

Küresel Ayak İzi Ağı Başkanı Wackernagel, “Ne kadar kaynağımız olduğunu ve bu kaynakların hangi hızla ve kimler tarafından tüketildiğini bilmek, ekolojik açığımızı kapatmak için başlangıç noktasıdır. Dünyada görüldüğü gibi Türkiye’de de, 1970’lerden beri biyolojik kapasite açığı artıyor. Türkiye’nin refahını ve istikrarını tehdit eden ekolojik riskler hafife alınmayacak düzeyde. Ancak doğal kaynaklarının durumunu, sınırlarını ve bağımlılıklarını inceleyen öncü ülkeler, vatandaşlarının refahını ve ülkelerinin zenginliğini garanti altına alabilir. Türkiye bu öncü ülkelerden birisi olabilir” dedi.

 WWF-Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Bayar, “Ne kadar kaynağımız olduğunu, bunun ne kadarını kullandığımızı ve kimin neyi kullandığını belirlemeye yönelik bir hesaplama aracı olan Ekolojik Ayak İzi, sürdürülebilir bir yaşama ne kadar yakın ya da ne kadar uzak olduğumuzun anlaşılmasını sağlıyor. Ülkelerin ekolojik bilançosunu çıkaran Ekolojik Ayak İzi hesaplamaları, sürdürülebilir bir geleceğe doğru ilerlemememizin başlangıç noktası. Hazırladığımız rapor ile Türkiye’nin biyolojik kapasitesiyle Ekolojik Ayak İzi’ni dengelemek için çözüm önerilerimizi sunuyoruz. Ekolojik Ayak İzi’nin, bir sürdürülebilirlik göstergesi olarak, başta kanaat önderleri olmak üzere toplumun geniş kesimlerince benimsenmesi ve karar verme süreçlerine entegre edilmesi gerekliliğine inanıyoruz” dedi.

‘Gezegenimizin biyolojik çeşitliliğini korumalıyız’

WWF’in Doğa Koruma İletişimi Direktörü Richard McLellan ise kurum olarak iki temel amaçları olduğunu belirterek, “İnsanlığın Ekolojik Ayak İzi’ni azaltmak ve gezegenimizin biyolojik çeşitliliğini ve doğal yaşam alanlarını korumak. Son 40 yılda küresel ölçekte Ekolojik Ayak İzi’nin iki katına çıktığı bir dünyada yaşıyoruz. Yaşamımızı sürdürülebilir kılmak ve ‘tek dünya’ sınırları içinde yaşamak için hep birlikte hareket etmeliyiz” dedi.

WWF-Türkiye Doğa Koruma Direktörü Dr. Sedat Kalem de Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası’nda ekolojik limit aşımının son 50 yılda sekiz kat arttığına dikkat çekerek, “Türkiye’nin Ekolojik Ayak İzi, sahip olduğu yenilenebilir doğal kaynakların iki katı. Türkiye’nin Ekolojik Ayak İzi’nin yaklaşık yarısını Karbon Ayak İzi oluşturuyor. Bu veriler bize, karbon yoğunluğunu azaltmadan ulusal biyolojik kapasite sınırları dahilinde yaşayamayacağımızı gösteriyor” dedi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: