Suzan Sabancı hakkında suç duyurusu

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, 27 sivil toplum kuruluşu tarafından oluşturulan Ayvalık Adaları Tabiat Parkı Koruma Platformu yönetimi dün, Akbank Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Üyesi Suzan Sabancı Dinçer hakkında suç duyurusunda bulundu.

Ayvalık Belediyesi’ne ait Türkan Saylan Kültür Merkezi’ndeki Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Ayvalık Şube Başkanlığı binasında, Güney Marmara Çevre Derneği Başkanı Mehmet Akif Öznal ile Danıştay’da açılan davayı yürüten Avukat Zehra Yetkin’in hazır bulunduğu toplantıda bir araya gelen Ayvalık Adaları Tabiat Parkı Koruma Platformu üyeleri, suç duyurusu öncesinde basın açıklaması yaptı. 

Platformun Sözcüsü Havva Taylan’ın, Türk Edebiyatının ölümsüz şairi Tevfik Fikret’e ait “Yiyin Efendiler Yiyin olarak da bilinen “Han-ı İştiha” adlı şiirinden okuduğu dörtlüklerin ardından, Platform yöneticilerinden Şükrü Kaygısız tarafından okunanan basın açıklamasında,  “Ülkemizin en güzel doğa parçalarından biri olan ve doğal güzelliklerinin yanı sıra içerisinde kültürel bir miras da taşıyan Ayvalık Adaları Tabiat Parkı ne yazık ki bir avuç rantiyecinin hırslarına kurban ediliyor. Tabiat Parkımız doğal ve kültürel değerleriyle kamu malı olma özelliğinden çıkartılarak, ‘Sabancılar Milli Parkı’na dönüştürülmek isteniyor. Yakında satışı yapılacak 2 B arazilerinin de yeni sahipleri şimdiden belli oluyor. Tabiat Parkımız, 2004 yılında oluşturulan Plan Hükümleri çerçevesinde önemli bölümü Mutlak Koruma altına alınmış, 17.950 hektarı kaplayan ve ana kara parçası dışında 21 adayı içerisine alan Türkiye’nin en büyük tabiat parkıdır.” dedi.

Kaygısız, tabiat parkının içerisinde endemik türler de olmak üzere 752 çeşit otsu bitki, 140 balık türü, 230 kuş türü barındıran nadir zengin ekosistemlerden birini oluşturduğuna dikkat çekerek, “Park oluşturduğu bu değerler nedeniyle Birinci Derecede Doğal Sit alanı ilan edilmiş bulunmaktadır. Parkımız aynı zamanda çok sayıda manastır ve kiliseyi de tarihi bir zenginlik olarak içerisinde bulundurmaktadır” dedi.

Kaygısız, Kuzey Ege’nin bu nadir doğa parçası, son yıllarda bir avuç zenginin göz koyduğu ve yağmalamaya başladığı bir yer olarak göze battığını öne sürerek, şunaları söyledi: “Park içerisinde bulunan iki adanın bir bölümünün dışında tamamının yerleşime kapalı olması, bozulmamış bir doğa ve kıyı şeridine sahip olmasıyla göz dolduran bu alan, birilerinin hırslarına kurban edilmek istenmektedir. Boşuna değil Sabancıların, Koçların, Acarların, Tabiat Parkında yer ve manastır alma yarışına girmeleri. Hem arazi hem tarihi eserleri mülkiyetine geçirenler, bununla da yetinmeyerek parkın koruyucu şemsiyesi olan 2004 Yılı Plan Hükümlerini de değiştirerek parkı babalarının çiftliği gibi kullanmaya başladı.”

Kayğısız, bu kişilerin halka ait olması gereken tarihi mirası satın alarak, kendi özel kullanımlarına açtığını iddia ederek, “2009 Yılı Plan Hükümleriyle, satın aldıkları tarihi eserlere fonksiyon yükleme maddesi getirterek, Mutlak Koruma alanlarını yok ederek, kamuya ait arazileri kendi mülkiyetlerine geçirmek için yeni hükümler oluşturarak, yapılaşmayı önleyen kimi maddeleri yok ederek, amaçlarına ulaşmak istiyorlar. Hakkıbey Yarımadası ile Ay Işığı Manastırında bir sürü ruhsatsız ve yasal olmayan iş yaptılar. Bizzat restorasyonu yapan firma kendilerini şikayet etmiştir. Manastırdaki çalışma bu nedenle bir süre mühürlenmişti. Sonunda ruhsatsız olduğu belirtilen bazı yapıların bir bölümü yıkılmak zorunda kaldı” dedi.

Yapı kendi mimarlarının beyanıyla aslının dışında arka cepheden büyütüldüğüne dikkat çeken kaygısız, “Ayrıca tepe noktada bulunan bağımsız bölüm aslına aykırı olarak büyütülmüş, fazladan kullanım alanları yaratılmıştır. İstinat duvarları ve deniz kıyısına yapılan duvarlar ise kıyı ve doğayı ciddi olarak tahrip etmiştir. Ayrıca Ayvalık Belediyesi Sabancılara patika yolları dozerle genişleterek yeni yol açtığı için 650 bin TL para cezası kesmiştir. 2009 Plan Hükümleriyle, halka ait olan ve sadece müze olarak kullanılması gereken manastırları, kendi özel mülkleri haline dönüştürdüler. Bir halkın kendisine ait olması gereken tarihi mirasını parayla satın almaları yetmiyormuş gibi, park içerisinde yeni yerleşim alanları ve ruhsatsız binalar yaparak parkın doğal dokusunu da tahrip ettiler. Bizim dışımızda kimse bunlara dur demedi. Herkes üç maymunu oynadı. Sanki kamu kuruluşları işbirliği etmişçesine sus pus oldular” diye konuştu.

‘Ay Işığı Manastırı müze olmalıdır’

Kaygısız, parkın iç işleyişini tamamen değiştiren 2009 Yılı revizyon Planı için Danıştay 6. Dairesinde Ayvalık Adaları Tabiat Parkı Koruma Platformu tarafından açılan davanın devam ettiğine işaret ederek, şöyle konuştu: “Danıştay’ın 25.01.2011 tarihinde oy birliğiyle almış olduğu ‘yürütmenin durdurulması’ kararı varken, hala Ay Işığı manastırının Sabancıların özel amaçları ve özel kullanımları doğrultusunda açılmak istenmesi hukukun ihlalidir. Eğer hukuk Sabancılar olunca göz ardı edilecekse biz kime nasıl güveneceğiz? Yoksa hukuk önünde bazıları daha mı eşit? Yok, eğer hukuk herkes için geçerliyse Ay Işığı Manastırının sadece müze amaçlı olarak halkın kullanımına açılması gerekir. Parayı veren halkların tarihini ve mirasını satın alamaz. Bu topraklar üzerindeki tarih, halkın ortak tarihi ve mirasıdır. Mülkü de kamuya aittir. Kamu kuruluşları Sabancıların bu hukuk tanımaz tavırlarına engel olmalıdır. Aksi taktirde zenginin yaptığının yanına kar kaldığı bir hukuk dışılık kamu vicdanını yaralar. Bu da aynı zamanda hukuksuzluğa ortak olmak demektir. Bizler Ayvalık Adaları Tabiat Parkı Koruma Platformu’nu oluşturan sivil toplum örgütleri, grup, çevre ve tüzel kurumlar olarak Sabancıların bu hukuk tanımaz tavrını protesto ediyoruz. Park bizimdir ve bizim kalacaktır. Tarihimiz parayı bastıranın malı değil tüm dünya insanlarına ait bir mirastır ve bizler o mirasın sahipleriyiz. ‘Kendi özel mülkleridir ne karışırsınız?’ diyenler için söyleyelim ki bizler Ay Işığı Manastırının tadilatına karşı değiliz. Ay Işığı Manastırının yasal durumu biline biline alınmıştır. Kimse Manastırı Sabancılara zorla satmadı. Aslına ve yasalara uyarak yapmak daha maliyetli geldiği için, 2004 planını 2009 yılında revize ettirerek kendileri için değişiklikler yaptılar. Manastıra özel fonksiyon yüklenmesine, hukuk dışı kullanımına ve tarihin özel mülkiyete geçirilmesinedir bizim karşı çıktığımız. Bir daha belirtelim ki Ay Işığı Manastırının açılmasına yasal dayanak gösterilen 2009 yılı Revizyon planı şu an yürürlükte değildir. Eğer Sabancılar tarihe bu kadar değer veriyorlarsa, Ay Işığı Manastırını tamamıyla müze olarak halkın kullanımına açsınlar. Taksimdeki AKM’ye reklamları için 40 milyon TL bağışlayanlar, Ay Işığı Manastırı için de bir küçük iyilikte bulunsunlar. Zaten hukuk da bunu emrediyor. Aksi takdirde tarihimize ve parkımıza uzanan ellere karşı hukuk savaşımız sonuna kadar devam edecektir. Bizce bugün doğru olan tavır Ayvalık Çevre Koruma Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Ayvalık Sanat Derneği, Ayvalık Kültür ve Sanat Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Türkiye Erozyonla Mücadele Derneği, gibi Sabancıların davetini red ederek davete katılmak yerine yaşamı ve doğayı savunanların yanında durmaktır. Tabiat Parkı bugün bizim, yarın da bizim olacak. Dedelerimizin toprağından, denizinden ve tarihinden elinizi çekin.” 

Suç duyurusunda bulundular

Yapılan basın açıklamasının ardından Ayvalık Adliye binasına giden platform yöneticileri, Ayışığı Manastırı’nın sahibesi Suzan Sabancı Dinçer hakkında, ‘Türk Ceza Kanunu 184 ve diğer ilgili maddeleri ve mevcut mahkeme kararını ihlal suçunu işlemek’ nedeniyle suç duyurusunda bulundu. (sondakika.com)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: