Rus nükleer endüstrisinin son durumu

HAYRETTİN KILIÇ Ph. D.

The GreenThinkTank of Turunch Foundation N.J. USA

Akkuyu Nükleer Santralı’nı da inşa edecek olan Rosatom şirketi, 2006 yılının Eylül ayında nükleer enerji araştırma ve geliştirme (ARGE) programı doğrultusunda hedefinin 2020 yılına kadar her yıl iki adet 1200 megavat kurulu gücünde yeni iki adet nükleer reaktor kurarak Rusya’nın nükleer kurulu gücünü 44 bin megavata çıkarmak olduğunu açıkladı.

Bu ARGE programı içini öngörülen 55 milyar ABD dolarlık bütçenin 26 milyarı Rusya Hazinesi, kalan 29 milyar doları da Rosatom’un kendi kaynaklarından karşılanacağı açıklanmıştı. Yine bu programa göre, 2015 yılına kadar kurulacak nükleer santrallar için harcanacak 282 milyar ABD doları ve 2020 yılına kadar yapılacak yatırımların maliyetinin 204 milyar dolar olacağı hesaplanıyor. Böylece Rusya, toplam 500 milyar dolarlık yatırımla nükleerden üreteceği elektrik enerjisini bu yüzyılda iki katına çırmayı planlıyor. 

Öte yandan, Rus nükleer reaktörlerinde kullanılan kazanlar, buhar jeneratörleri, ağır-büyük borular, KomplektAtom-Izhora (OMZ) şirketi tarafından üretiliyor. Bu şirket, Rus Nükleer Genişleme Programı kapsamında 2011 yılına kadar her yıl üç-dört adet kazan üretmeyi planlıyor.

Yüksek hızlı, 3 bin buhar basıncı (rpm) buhar türbinlerini ise LMZ şirketi üretiyor. Remco şirketi ise 2008 yılında kuruldu ve buhar jeneratörleri imal ediyor.

Fukuşima nükleer kazasından önce uyaryum yakıtının spot piyasalardaki değeri kilogram başına 130 ABD dolarına çıkmıştı yalnız bugün 90 dolara düştü. Rusya’da 2009 yılında 3 bin 564 ton uranyum yakıtı üretilmiş durumda. Ayrıca Ruslar, Kazakistan’dan 1060 ton uranyum aldı. 2009 yılında Rusların toplam uranyum yakıtı üretimi ise 4 bin 524 ton oldu. 

Rusya’nın toplam uranyum rezervi 400 bin ton olarak hesaplanıyor. Bu rezervin çoğu, 340 bin ton ile Elkonski’de diğer 60 bin tonu da Streltsovski ve Vitimski’de bulunuyor. 

Rusya’da nükleer yakıt çevrimi, 2009 yılında kurulan JSC şirketinin zenginleştirme ve dönüşüm tesisinde yürütülüyor.Rusya’daki en süyük dönüştürme tesisi Sibirya’daki ANGARSK_IRKUTSK tesisleride kurulmuş durumda. Bu tesis her yıl 18 bin ton uranyum çevirme ve üretme kapasitesine sahip. Başkent Moskova’nın 50 kilometre doğusundaki Elktrostol Tesisleri ise yılda 700 ton uranyum çevirme kapasitesine sahip. Yine bu tesiste “Zavod” adlı şirket nüklere yakıt fabrikası işletiyor.

 Zenginleştirme

ABD’nin yanı sıra Rusya da 1992 yılından bu yana difüzyontekniği ile uranyum zenginleştirme tesislerini kapatmışdurumda. Yalnızca santrifüj tekniği ile uranyumzenginleştiriyor. Rusya’da bugün dört adet büyük nükleeryakıt zenginleştirme tesisi var. Bunlardan biri Uraldağlarındaki Novo-Uralsk, digür üçü Sibirya’daki Tomsk,Angarsk ve Zelenogorsk… Bu tesislerin yıllık toplam 24milyon SWU’luk santrifüj kapasitesi var. Bu tessilerdezenginleştirilen uranyum 235’in (U-235) yarısı Avrupapiyasasında satılıyor

Ayrıca, son yıllarda Uluslararası Nükleer Yakıt Zenginleştirme Merkezi’nin de (International Uranium Enrichment Center-IUEC) Angarsk Nükleer Tesisi’nde kurulması öneriliyor. Bumerkezin her yıl 120 ton yüzde 2-5 oranında zenginleştirilmişU-235 üretecek kapasitede olması planlanıyor. Bu 120 tonzenginleştirilmiş yakıt, 1000 megavat kurulu gücündeki ikinükleer reaktörün yakıt gereksinimini karşılıyor ve bu yakıtınpiyasa değeri de zenginleştirme oranına göre 25-300 milyon dolar.

Bu yakıt merkezinin (bankası) fizibilite çalışmaları halen sürüyor. Georghe W. Bush hükümeti döneminde ABD’nin ilgigösterdiği bu merkeze, Uzakdoğu ve Belçika gibi Avrupaülkeleri yüzde 49’luk hisse ile katılmak istediğini belirtmişti. 

Novo-Uralsk ise bu tesislerin içinde yüzde 30’un üzerinde U-235 zenginleştirme kapasitesine ile en büyüğü olarak gözeçarpıyor. Bu tesis her yıl 10 milyon SWU zenginleştirilmiş U-235 yakıtını, araştırma, tıbbi izotop üretme ve diğer nükleer sanayi dallarına pazarlamak için üretiyor. 

Yakıt fabrikasyornu 

Yakıt fabrikasyonu, Rusya’da JSC TVEL şirketi tarafındanyürütülüyor. Bu şirket, Rusya’daki 74 adet nükleer enerji ve30 adet araştırma reaktörü için yakıt üretiyor. Ayrıca bu tesis,nükleer gemi ve denis kuvvetleri denizaltılarının reaktörleriiçin de yakıt üretiyor. 

JZC TVEL şirketinin iki büyük nükleer yakıt fabrikası var.Bunlardan biri yine Moskova’nın 50 kilometre doğusundakinükleer şehirde kurulu Elektrosol ve Elemash fabrikası. Diğeride Sibirya’daki Novosibirsk’de. Ayrıca, Glazov’da zirkonyumkaplamalı nükleer yakıt çubukları yapan fabrikaları var. Buyakıt çubuklarının içine yerleştirilmiş uranyumoksit paletleri de Kazakistan’daki Ulba Nükleer Tesisleri’nde üretiliyor. 

Yakıt demetleri 

MSZ şirketi, Avrupa piyasası da dahil nükleer santralların koru, tasarımı ve reaktörün gücüne göre yakıt demetlerini üretiyor. 

Atık ve söküm 

Rusya’da henüz bugüne kadar ortaya çıkan nükleer atıklarınkonulacağı doğadan yalıtılmış nihai depolama alanı yok.Nükleer yakıt çevriminin tüm aşamalarında, yani öğütme,çevirme, zenginleştirme ve yeniden işleme tesislerinden çıkanatıklar, Kazakistan’da olduğu gibi hâlâ bu tessilerin çevresindeterk edilmiş durumda bulunuyor. Ayrıca, sivil radyoaktifatıklar da Seversk, Zelenogarsk ve Dimikrovgrad gibibölgelerde 1500 metre derinlikte açılmış dikey kuyularaenjekte ediliyor. Seversk’e bugüne kadar 30 milyon metreküpnüklere atığın enjekte edildiği biliniyor. 

Bugün ABD’de olduğu gibi atık yakıt çubukları, nükleer santrallar çevresinde önce soğutma havuzlarında soğutuluyor,sonra da bu yakıt demetleri betonla kaplanarak santralların civarında korunuyor. Rusya’daki akıt yakıtların sorumluğunuda Rosatom’un 2009 yılında kurduğu Rosrao şirketi tarafındanüstlenildi. Bu şirket, Rusya’daki yedi federal bölgedeki nükleeratıkları denetleyecek. Rosatom’un 2008 yılında açıkladığıplanlara göre, Nizhnekansk-Kranoyarsk bölgesinde nihaidepolama tesisleri kurulması düşünülüyor. 2015 yılına kadarsürecek fizibilite çalışmalarının sonuçları başarılı olursa, 20 binton kapasiteli bu deponun inşaatına 2025 yılında başlanacağıdüşünülüyor. 

Rusya’da bugüne kadar tümüyle sükülüp doğadan yalıtılmıyşbir askeri veya sivil reaktör yok. 2010 yılına kadar kapıtılan 12 reaktörün içinden yalnızca yakıt demetleri alınmış durumdadır. Ayrıca, gelecek 20 yıl içerisinde işletme yaşlarını dolduracaken az 15 tane reaktörün sökülmesi için gereken paranın dahenüz ayrılan fonlarda yetersiz olduğu biliniyor. 

Rus nükleer endüstrisinin gelişimi 

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra başlayan Soğuk Savaşsırasında Rus nükleer sanayii nükleer silahlar için gerekli olanuranyum ve plütonyum üretmek için hiçbir çevresel etki değerlendirme (ÇED) raporu uygulanmadan kurulmuştur.Soğuk Şavaş’ın ilk yıllarında bir kaynar su reaktörü tipi olanRMKB’ler ve yakıt zenginleştirme tesisleri kuruldu. Butesislerde, santralarda Çernobil’de olduğu gibi ciddi bir kazaoldugunda reaktörü koruyan kalın çimento koruma kabı yoktur. 

Sovyet tipi basınçlı su reaktörleri olana VVER’ler ise 1975-1985 yıllarında geliştirildi. Birinci nesil VVER 1000/V 338modle reaktörler, Kalinin Nükleer Santralı’nın 1. ve 2. ünitesiolarak ve bir de Güney Ukrayna’da inşa edildi. Daha sonrageliştirilen, Avrupa’da inşa edilen ikinci nesil ve bugünişletmede olan tüm VVER 1000/ V 320 tipi reaktörler iseBalakovo, Rovno, Kimelnitski, Güney Ukrayna, Zaporoşe,Bulgaristan Kozluduy’un 5. ve 6. üniteleridir. EskiÇekoslovakya’daki Tememlin ise Sovyet tasarımı VVER1000/V 320’dir ve Skoda şirketi tarafından inşa edildi.Amerikan Westinhouse şirketi tarafından da I&C sistemleri modernize edildi. 

Üçüncü nesil VVER 1000/V 392 tipi reaktörler ise Rus tasarım ve inşaat şirketi olan GIDROPRESS’in Batılı kuruluşlarla işbirliği sonucu geliştirildi. Aralarında Alman Siemens, GPRS, Fransız FRAMATOME ile Electricite de France International, Finlandiyalı Fortum Engineering Ltd. gibi devlet ve özel sektör kuruluşlarının olduğu şirketler ile yapılan işbirliği, özellikle güvenlik konusundaki iyileştirmeleri kapsıyordu. 

Sovyetler Birliği’nin 1991 yılında çökmesi ile Rusya’daki sosyal ve ekonomik zorlukların yaşandığı yıllarda, ülkedeki nükleer sanayide yeni bir gelişme olmadı. Yalnız son 10yıldaki ekonomik reformlar ile özelleştirme programları kapsamında, Batı’daki nükleer endüstrilerle yarışabilmek için askeri ve sivil nükleer kuruluşlardaki uzmanlar ile tesisler birleştirilerek AtomEnergoProm (AESP) çatısı altında toplanarak büyük değişiklikler yapılmaya başlandı. SoğukSavaş sırasında nükleer silah araştırma ve geliştirmesinden sorumlu olan Moskova yakınlarındaki 12 adet araştırma reaktörünü işleten ünlü Kurçhatov Enstitüsü de bu kurumadahil edildi. Rus nükleer endüstrisinin kendi ülkesinin dışında ilk önemli projesi olan Hindistan’daki Kundankulam Nükleer Santralı’nda dört adet VVER-1000 tipi reaktörün kurulmasını ASEP bu yıllarda yüklenici olarak üstlendi. 

Rusya’da 2007 yılında tüm nükleer enerji kurumları bir devletşirketi olan Rosatom (The State Nuclear Energy Corporation) adı altında bir devlet holdingi olan JSC (Joint Stack Companies) olarak yeniden şekillendirildi. Bu holdingin tüm hisseleri de AESP’ye devredildi. Rusya’da 2010 itibariyle irili ufaklı 55 nükleer rekatör ve yakıt zenginleştirme tesisinin 38’i vergiden muaf (non-profit) ve hiçbir Rus bakanlığına bağlıolmayan JSC-Rosatom’a devredildi. 

Bugün JSC-Rosatom, Rusya’nın beş ana nükleer sanayisi olan nükleer savunma, nükleer güvenlik, nükleer güç, yakıt zenginleştirme, nükleer ARGE ve nükleer deniz ulaşım endüstrisinin işlevlerini yürütüyor. Bu çalışmalarının raporlarını da Rusya Nükleer ve Radyasyon Denetleme Kurumu (Gosatomnadzor) aracılığı ile doğrudan cumhurbaşkanlığına iletiyor. 

Nükleer kazalar 

Rusya federasyonunda 1993 yılnda 29 tane birinci derecede kaza olmuş durumda. 1994 yılında ise dört tane birinci derecede kaza olduğu rapor edilmiş durumda. 2003 yılındanbu yana ise dört adet ciddi kaza yaşanmış durumda. 

İhracat

Nükleer yakıt ihracatı Sovyetler Birliği döneminde 1973 yılında başladı. 1992 yılında kurulan Tenex şirketi, 2006 yılına kadar Rusya’nın ihraç ettiği zenginleştirilmiş uranyum yakıtı ve diğer sanayilerde kullanılan izotoplardan 3,5 milyar dolar kâr ettiği açıklandı. Bugün Rusya, Avrupa’daki nükleer santralların gereksinimi olan uranyum yakıtının yüzde 30’unu karşılıyor. Tenex şirketi 2009 yılında ABD’de nükleer santral işleten Amere UE ve Exelon ile Japonya’daki Çubu şirketlerine uzun vadeli nükleer yakıt üretme anlaşması imzaladı. Ayrıca, Soğuk Savaş sonrası ABD ile yapılan Nükleer Silahları Sınırlama Analaşmaları (START) çerçevesinde nükleer silahlardan çıkarılan uranyum ve plütonyum yakıtları, dünya piyasasında yüzde 15’lik bir yakıt gereksinimini karşılayacak durumda. Rusya’nın bu satıştan da 12 milyar dolarlık bir gelir elde edeceği hesaplanıyor.

Rusya’nın Bati nükleer piyasasındaki yeri 

Sovyetler Birliği zamaninda Rusya, Avrupa kıtasındaki cumhuriyetler dışında Finlandiya hariç hiçbir nükleer santra imal edip ihraç etmedi. Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra, Batı nükleer piyasasına girmek isteyen Rus nükleere sanayii bugüne kadar ne Avrupa’da ne de Amerika’da en son geliştirdiği VVER-1000 ve VVER-1200 reaktörleri için Batı tasarımı ile güvenlik kriterlerine uymadığı ve Bulgaristan’da denediği halde lisans alamadı. Yalnız Batı standartlarının uygulanmadığı Hindistan, Çin, İran gibi ülkelerde bugüne kadar sekiz adet değişik kurulu gücünde VVER reaktörleri kurdu.  

Rusya’nın diğer ülkelerdeki nükleer santral kurma projelerinin gelişimi de şöyle: 

Bulgaristan 

* Bulgaristan 2006 yılında Belene’de bir nükleer reaktör daha kurmaya karar verdi. Belene Nükleer Santralı’nda halen 4000 megavat kurulu gücünde yedi farklı reaktör çalışıyor. Bu ihaleyede şu şirketler öneride bulundu: 

  • Westinghouse AP 1000 tipi reaktör

  • Atomic Energy of Canada Limited tarafından üretilen CANDU- 6 tipi reaktör
  • AREVA ANP, EPR ve SWR tipi reaktörler,
  • Sokada VVER 1000/320 reaktör
  • AtomStroyExport (ASE), VVER 640/V 407 ve VVER1000/466 önerdi. 

İhaleyi Ruslar kazandı. Bugüne kadar, projenin yüzde 60’nı oluşturan reaktör, buhar jeneratörü, türbin teslim edildi ve yüzde 40’ı tamamlandı. Başlangıç sermayesi ise 2,6 milyaravro olarak düşük bedelle dikte ettirildi. 

Belene Projesi Avrupa Birilgi guvenlik kiriterlerini uygun olmadığı için lisans alamadı ve yatırım yapan Alman ile Fransız finans şirketlerinin çekilmesi nedeniyle proje iptal edildi. Projenin iptal edilmesinden sonra AESP, Bulgaristan’a 1980’li yıllardan itibaren santralın kurulması için ekipmanların yüzde 80’ini, sevkettiği VVER reaktörlerinin yedek parçaları da dahil teslim ettikleri geri alarak Rusya’ya götürdü. Belene Projesi’nin iptali, Rus nükleer teknolojisinin Batı ülkelerindeki yayılmasını adeta duvar örerek engellemiş oldu. Rusya, Belene Nükleer Santralı’ndaki ekipmanların nerede ve hangi nükleer projede kullandığını açıklamamakla birlekte, Hindistan ve İran’da kullanılmıdğı tahmin ediliyor. 

Hindistan

Sovyetler Birliği döneminden bu yana süren Hindistan-Rusya nükleer enerji ilişkileri, 1991 yılında Rusya ve Hindistan hükümetleri arasında imzalanan barışçıl amaçlı Nükleer Enerji Teknoloji Transferi Anlaşması ile yeniden ivme kazandı.

Bu anlaşma kapsamında AESP, 1991 yılında tasarımcılara göre Rus mühendislik şirketi GIDROPRESS’in ana ekipmanlarından oluşan, müşterisinin ek gereksinimlerine göre VVER-1000/V392 tasırımından geliştirdiği VVER 1000/V412 tipi rekatör inşaatı için Hindistan’la anlaştı. Kundankulam Nükleer Santral Projesi’ndeki Hindistan’ın uygulamasını istediği kriterler şöyleydi: 

  • Tasarım esaslı kazaların ötesinde tasarım yelpazeseningenişletilmesi,
  • Pasif güvenlik sistemlerine ek olarak, geleneksel aktifgüvenlik sistemleri uygulanması,
  • Kudankulam Nükleer Santralı bölgesinde depremetkilerinin gözlenmesi… 

Bugün inşaatı süren Kundankulam Nükleer Santralı’nın ilk ünitesinin 2007 yılında çalıştırımması planlanıyordu ama sürekli yaşanan gecikmelerden dolayı, ancak 2010 yılında deneme üretemi aşamasına gelinebildi. Rusya ve Hindistan arasında yapılan devletler arası anlaşmaya göre; 

  • Hindistan dört adet VVER-1200 reaktörünü içeren bu santraldan çıkacak atık yakıt çubuklarına sahip olacak ve yeniden işleme tesislerinde plütonyum-239 ayrıştırabilecek,
  • İki ülke ortaklaşa yeni nükleer yakıt fabrikası ve ağırsu tesisleri (Türkiye’de olacağı gibi) kuracak,
  • Bu santralın anahtar teslim maliyeti, Rus Ria Novosti haber ajansında içerisinde Hindistan Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Sirikumar Banerji’nin açıklamalarının yer aldığı 10 Nisan 2010 tarihinde yayımlanan habere göre, kilovat/saat başına 1600 ABD doları olacak,
  • Öte yandan, bu santralı işletecek Hindistan Nükleer Enerji Ltd (Nuclear Power Corporation India Ltd) Şirketi Başkanı S. K Jain, kendisi ile yapılan söyleşide şöyle konuşmuştu: “Her bir reaktör için inşaat maliyeti kilovat/saat başına 1600 ABD doları olarak onaylandı. Bu dört reaktör bizim tarafımızdan finanse edilecek.” 

Bu durumda Rosatom’un, Mersin Akkuyu’da hem reaktör imalatçısı (hem kendine imal edip satacak hem de kendi alacak) hem de işletmeci olduğu için kilovat/saat başına kurulum maliyeti bugünkü dolar değerinden 2 bin ABD doları olacağı kabul edilirse, Türkiye’de inşa edecekleri yaklaşık Kundankulam ile aynı güçteki santralın Rusların kendilerine olan maliyeti 8-10 milyar doları geçmeyeceği açıktır. Yalnız bu yatırım sürekli olarak Türkiye’de iki misli gösterilmesi, yani 20 milyar ABD dolarını bulacağı iddiası ise düşündürücüdür. 

Çin 

  • AES 1991-1992 yıllarında Çine VVER -1000/V-428 tipi nükleer reaktör sattı.

  • Bu projeyi, o yıllarda tasarımcı şirket olan Rus mehirsilki firması GIDROPRESS üstlendi.
  • Tasarım geliştirilmesi sırasında ekipman tasarımı V-392temelinde geliştirildi.
  • Güvenlik önlemleri temel ölçütleri VVER-1000 işletimedeneyimi ve BM Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (IAEA) programlarından geliştirildi.
  • İşletmedeki VVER-1000’lerin güvenliğini geliştirmeye yönelik öneriler kabul edildi. Yalnız bu önlemler belirsizdir.
  • Gerekli güvenlik önlemleri göz önünde bulunduruldu ama Çin en önemli güvenlik sistemi olan Pasif Güvenlik Sistemleri’ni projenin maliyetini düşürmek için kurulmasını istemedi ya da yerine başka bir şey kullanıp kullanmadığı bilinmiyor. 

Tayvan 

  • Devreye giren Tayvan Nükleer Santralının ilk ünitesi Rus AESP-91in yeni serisidir.
  • Bu yeni tipteki ünite, tasarım, yapım ve işletmedeneyimine dayalı geliştirilmiş bir konseptti.
  • VVER-1000/320 tipinden geliştirilen bu reaktör, Batı PWR’lerinin gelişmiş teknolojilerinden nükleer ve radyasyon güvenliği ile mevcut uluslararası gereksinimleri kapsayacak şekilde santrala adapte edildi.
  • Tayvan Atom Enerjisi Kurumu’nun inşaat şartlarına göre, Alman Siemens şinketinin dijital I&C sistemi entegre edildi. 

İran İslam Cumhuriyeti 

  • ASE, VVER -1000/V-466 tipi bir reaktörü içeren ihaleye, İran İslam Cumhuriyeti’nde Alman Siemens şirketinin yarım bırakıp ülkeyi terk etmesinden yıllar sonra kazandı.
  • Tasarımcı mühendislik firması Gidropressten edinilen bilgilere göre, ana rekatör ekipman tasarımı VVER-100/V392 temelinde geliştirildi.
  • Alman KWU ekipmanları, Buşehr Nükleer Santralı’nın birinci ünitesinin tamamlanmasında projenin bir parçası olarak kullanıldı. Buhşeh’rin birinci ünitesinin test sonuçlarının V 446 tasırımının geliştirilmesinde kullanıldığı kabul ediliyor.
  • Tasarım, müşterinin sismik ölçümlere karşı istikrarlı olması şartına uyumlu olarak değiştirildi.
  • Geçen yılın başlarında inşaatı tamamlanan bu santralda enerji üretemi denem aşamasında. Reaktörün ana soğutma suyu devresindeki dört aden ana devirdaim (sirkülasyon) motoru iflas ederek parçalandı. Reaktör kazanın tekrar açılarak, bütün yakıt çubukları ve diğer yardımcı ekipmanlar çıkartılarak pompanın parçalarından temizlendi.
  • Bu kazanın başlangıcında iki taraf da bu teknolojik skandalın üzerini örtmek için dışarıya bilgi sızdırmamaya çalıştı ama pompaların çok eski 1970’li yılların modeli ve kalitesinde olduğu, yeni takılacaklardan hangi ülkenin sorumlu olacağı konusunda anlaşmazlık çıkınca, İran meydana gelen kazayı açıkladı. Bunun üzerine Rusya, pompaların yenilenmesini üstlendi ve reaktörde yakın zaman kadar enerji üretilmedi. 

Rusya 

  • En son Gidropress, daha büyük bir kapasite olan 1500megavat kurulu gücünde bir reaktör geliştirdi.
  • ASE 2006 yılında Rusya Federasyonunda bir nükleresantral inşa edeceğini açıkladı. Rosatoma göre bu, 1200megavat kurulu gücünde bir basınçılı su reaktörü, yaniVVER 1200dü.
  • Halihazırda biri Sosnovy Bor yakınlarındaki bir tesisiçerisinde Leningrad II Nükleer Santralında iki adetVVER 1200 tipi reaktör planlanmış durumda ve bunlardan birisi inşa halinde Rosatom, Tayvan’da kurduğu VVER 1000 tipi reaktörü 3. nesil olaraknitelemektedir. 

Rosatom Genel Müdür Yardımcısı’nın yaptığı açıklamaya göre, GIDROPRESS tarafından yürütlen tasarım, Haziran ayına kadar hazır olacak. Reaktör için 50 yıl çalışma ömrü planlandı. Kurulum maliyeti olarak kilovat/saat başına 1200 ABD doları tahmin ediliyor ve öngörülen inşaat süresi de 54 ay.

Etiketler: , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: